Ana Sayfa     Haberler     Firmalar, Mekanlar     Harita     Hava Durumu    

Mersin haberleri. Çeşitli kaynaklardan (hürriyet, milliyet...) Mersin ile ilgili haberler tek bir yerde toplanıyor.


Mersin'deki bir hastanede 5.5 aylık olarak doğduktan hemen sonra öldüğü bildirilen 'Mıdıklı bebek', ceset torbası içinde ailesine teslim edilip mezarlığa götürülürken yaşadığı anlaşıldı. Yeniden aynı hastaneye kaldırılan ve 3 gün sonra ölen erkek bebeğin ailesi, adli ve idari soruşturmalardan beklediği sonucu alamayınca, hastane hakkında 300 bin liralık tazminat davası açtı.Kamyon şoförü 34 yaşındaki Sedat Mıdıklı'nın ikinci çocuğuna hamile olan 31 yaşındaki ev kadını eşi Remziye Mıdıklı, geçen 28 Nisan'da doğum sancıları üzerine Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ne gitti. Burada yatırılan genç kadın, 1 Mayıs'ta doğum yaptı. Bir süre kuvözde bakım altında bulunan ve kayıtlara 'Mıdıklı bebek' olarak geçen erkek bebek, aynı gün saat 18.30'da 'öldü' denilerek hazırlanan ölüm belgesiyle anne Remziye Mıdıklı'nın ablası Halime Ünver'e teslim edildi.MEZARLIK YOLUNDA HAREKET ETTİAnne Remziye Mıdıklı'nın hastanede tedavisi sürerken, beze sarılı ve küçük bir ceset torbasına konularak teslim edilen minik bebek, babası Sedat Mıdıklı ve baldızı Halime Ünver tarafından Şehir Mezarlığı'nda toprağa vermek üzere alındı. Yolda Halime Ünver, otomobilde dizlerinin üzerinde tuttuğu ceset torbası içindeki bebeğin sıcaklığını hissederek, "Bebek yaşıyor" diye bağırdı. Torbanın açılması üzerine bebeğin nefes alıp, bacağını hareket ettiğini gören baba ve baldızı şoke olurken, bebek apar topar aynı hastaneye götürüldü.Ölüm belgesi düzenlenen Mıdıklı bebeğin yaşadığı anlaşılınca, iddiaya göre acil servis görevlileri büyük panik ve bebeğin kabul edilip edilmemesi konusunda tereddüt yaşamaya başladı. Yapılan görüşmeler sonucunda ölüm belgesi düzenleyen hastane, bu kez yeni bir hasta giriş belgesiyle yatışını yaparak tedavisine başladı. 5.5 aylık doğan bebek, 4 Mayıs'ta hayatını kaybetti ve hastane bebek için ikinci kez ölüm belgesi düzenleyerek aileye teslim etti.SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEDİOlayda ihmal olduğunu öne süren Mıdıklı çiftinin Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı şikâyet üzerine Mersin Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. V.K.'nın eşi olan Dr. A.K.K. ile ebeler M.P., M.K. ve Ü.D. hakkında soruşturma açıldı. Savcılık, konuyu Toroslar Kaymakamlığı'na bildirerek şikâyet edilen doktor ve 3 ebe hakkında soruşturma izni verilmesini istedi. Aynı hastane ve Mersin Üniversitesi'nden bir doktorun verdiği bilirkişi raporunda ise doktor ve 3 ebenin olayda bir kusuru olmadığı yönünde görüş bildirilince, kaymakamlık soruşturma izni vermedi. Ailenin bu karara yaptığı itiraz da Adana Bölge İdare Mahkemesi'nce reddedildi.Soruşturma izni verilmemesi üzerine aile ise hastane hakkında geçtiğimiz günlerde 300 bin TL'lik maddi ve manevi tazminat davası açtı.ÇOCUĞUM NEFES ALIYORDUÇocuğunun ihmal sonucu öldüğünü öne süren baba Sedat Mıdıklı, yaşadıklarını şöyle anlattı:"Eşimin şiddetli sancıları vardı. Hastaneye götürdüm. Doktor kontrolünden sonra serum verildi. Eve göndereceklerdi ama düşük tehlikesi nedeniyle yatırıldı. Üçüncü günün sonunda eşimin saat 05.30 gibi sancıları arttı. Daha sonra annem yanıma geldi, eşimin doğum yaptığını ve çocuğun sağlıklı olduğunu söyledi. Çok sevindim. Aradan 25 dakika sonra annem yeniden yanıma geldi ve çocuğun öldüğünü söyledi. Ölüm belgesi ile beraber baldızıma çocuğumu mavi bir beze sararak ceset torbasına koyup bize teslim etti. Eşimin çocuğun öldüğünden haberi bile yoktu, söyleyemedik. Baldızım, ben ve annem çocuğu mezarlığa götürüyorduk. Baldızım arkada, 'Çocuk sıcak, hareket ediyor' diye bağırdı. Arabayı durdurduk annem ceset torbasını açtı ve çocuğumuzun nefes aldığını gördük. Ayakları ve parmakları oynuyordu."SUÇLAMALARMinik yavrusunun konulduğu ceset torbasını ömrü boyun tek hatıra olarak saklayacağını da ifade eden acılı baba Sedat Mıdıklı daha sonra yaşananları da şöyle anlattı:"Hastaneye götürdüğümde, 'Ölü diye teslim ettiğiniz çocuk yaşıyor, acil mücadele edin' diye bağırınca herkes şok oldu. Önce çocuğu müdahale odası gibi bir yere aldılar. Orada uzun süre beklediler. Kuvöze koymak yerine normal bir odada beklettiler. Hastaneye girişini yapamadılar. Çünkü ölü diye çocuğu bana verdiler, 2 saat geçtikten sonra yeniden girişini yapmak zorunda kaldılar. Ben çocuğumu canlı getirdim. İlk ölüm raporu 01.05.2014 ölüm saati 18.30 yazıyor. Yeniden hastaneye kabul edilişi ise 21.48 olarak kayıtlara geçildi. Yani aradan 2 saat 18 dakika geçti. Hastanede 3 gün yaşadıktan sonra solunum yetmezliğinden dolayı hayatını kaybetti. İkinci ölüm raporu da 04.05.2014 ölüm saati 21.03 olarak kaşeli imzalı bir şekilde yeniden ölüm belgesi düzenlenerek bize teslim edildi. Bu olay bir ihmaldir. Bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Ancak, kaymakamlık soruşturma izni vermedi. Şikâyet ettiğim doktorun eşi Mersin Devlet Hastanesi'nde başhekim olarak görev yapıyor. Burada bir doktor dayanışması var. Bu olay büyük bir skandaldır, Bakanlığın ve ilgili birimlerin bu olaya el atması gerekir. Şikâyet ettiğimiz doktor başhekimin eşi olduğu için soruşturma sırasında korunmuştur."ÇOCUĞUM İHMAL YÜZÜNDEN ÖLDÜYaşamasına rağmen yeni doğan çocuğu için ölüm belgesi düzenlenmesine tepki gösteren anne Remziye Mıdıklı ise, "Birkaç gün hastanede kaldım, doğum kendi müdahalemle gerçekleşti. Hatta ben tek başıma olduğum sırada kendimi pencereden atmayı bile düşündüm, çok acı çektim. Başımda doktor da yoktu ebe de. Bebeğimin ölümü ihmaller yüzünden. Doktorun ihmali yüzünden çocuğum öldü. Sonuna kadar davacıyım. Adalet sağlansın istiyorum" diye konuştu.'ÖLÜ' DEDİKLERİ ÇOCUK 3 GÜN YAŞADIMinik bebeği hastanede ceset torbası içinde teslim alan 2 çocuk annesi teyze Halime Ünver ise şunları söyledi:"Bebeği ben doğum anında da gördüm kolunu kımıldattı. Daha sonra bebek ölü diye verildi bize. 'ölü doğdu canlı değildi' dendi. Ancak, ölü dedikleri çocuk 3 gün yaşadıktan sonra öldü. Bu olayda ihmali olanların cezalandırılmasını istiyorum.(DHA)
31 Ekim 2014 10:49 | gündem
Mersin’de yasadışı dinlemelere yönelik olduğu iddia edilen operasyonda gözaltına alınan 18 polis, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Toplam 26 emniyet mensubunun gözaltına alındığı olayla ilgili daha önce 9 polis, Cumhuriyet savcısının talimatı ile Emniyet
31 Ekim 2014 03:40 | gündem
Mersin’de yasa dışı dinlemelere yönelik olduğu iddia edilen operasyonda gözaltına alınan 27 emniyet mensubundan 18’i adliyeye sevk edildi.Polislerden 9’u ise daha önce emniyetteki sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. Mersin İstihbarat Şube eski müdürleri Ali Çengelci ve Ali İhsan Kaya’nın da aralarında bulunduğu 18 kişi sabah erken saatlerde Mersin Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye götürüldü. Emniyet mensuplarından biri, hastaneye giriş sırasında gazetecilerin neden gözaltına alındıkları yönündeki soruya, “Örgüt dediler, ama bir tane bilgi belge, hiçbir şey gösteremediler.” cevabını verdi. Öte yandan emniyet mensuplarının yakınları ve vatandaşlar adliye önünde toplandı. Üzerlerinde GD-O yazan siyah tişörtler giyen vatandaşlar, çeşitli pankartlar açtı. Bazıları da Cevşen ve Kur’an-ı Kerim okudu. Komiser Yavuz Efe’nin kız kardeşi Rukiye Efe, ağabeyini 2-3 gündür gururla ve metanetle beklediklerini söyledi. Yavuz Efe’nin hamile eşi Bahar Efe ise, “Niçin bu kadar fazla çalıştınız, diye sormuşlar.Eşim, daha önce bana, ‘canlı bombalar, teröristler 9-5 mesaisiyle yakalanmaz’ demişti. Benim eşim o kadar çok fedakârlık yaptı ki, benden de karşılığında aynı şekilde fedakârlık istedi.” dedi. Bu süreçte eşinin Ankara ve İstanbul’daki operasyonları gördükçe “Bana nasip olmaz, sen üzülme” diye kendisini teselli ettiğini aktaran Efe şöyle devam etti: “Allah’a şükür ona da nasip oldu. Sevinciyle, gururuyla, mutluluğuyla gitti. Ben nasıl dua edeceğim, çıksın diye mi çıkmasın diye mi bilemiyorum. Onunla gurur duyuyorum.” ifadelerini kullandı.Komiser İlyas Işık’ın eşi Amine Işık ise yanlış bir şey yapmadığını bildikleri için gayet güçlü ve dik olduklarını dile getirdi. Evlendiğinde eşinin neden bu kadar çok çalıştığını fazla idrak edemediğini anlatan Işık, “Başlarda, yanımda olmaması, beni yalnız bırakması zoruma gidiyordu. Ama şimde çok daha iyi anlıyorum ki vatan ve millet için çalışıyordu.” diye konuştu.
31 Ekim 2014 02:00 | gündem
Soma’daki madende 301 ölü, Torun Center inşaatında düşen asansörde yiten 10 can ve halen Ermenek’teki kömür madeninde suyun altında kalan 18 işçi. Türkiye bu yıl iş kazalarında yaşanan toplu ölümlerle felaket üstüne felaket yaşıyor. 2014’ün ilk 9 ayında 1.414 kişi iş kazalarında can verdi.Ölümlü iş kazaları açısından 2014 yılı en fazla can kaybının yaşandığı yıl olmaya yakın. Geçen yıl 1.235 işçi hayatını kaybederken bu yılın ilk 9 ayında 1.414 kişi iş kazalarında can verdi. Soma’daki 301 ölümlü maden felaketi başta olmak üzere bu yıl toplu ölümlü iş kazaları arttı. Son olarak Karaman Ermenek’te 18 işçi madene dolan su seviyesinin altında kaldı. Oksijen tüplerinin 2 saat yeteceğini belirten madenin sahipleri olaydan 2 saat sonra, “Başımız sağ olsun” açıklaması yaptı. İstanbul Mecidiyeköy’deki Torun Center inşaatında asansörün düşmesi sonucu 10 işçinin ölmesi de inşaatlarda görülen nadir toplu ölümlü kazalar arasında yer aldı.Türkiye’de bu yılın ilk 9 ayında 1.414 işçi hayatını kaybetti. Sadece eylül ayında 143 kişi iş kazası sonucu öldü. Eylül ayında hayatını kaybeden işçilerin 11’i kadın, 5’i ise çocuk. İş kazalarında en çok İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Aydın, Kocaeli, Konya, Manisa ve Mersin’de ölüm vakası yaşandı. İşçiler en çok düşme, ezilme, göçük ve servis kazaları nedeniyle hayatını kaybediyor.Türkiye, iş kazalarında en kötü sicile sahip ülkelerin başında geliyor. Toplu ölümlere yol açan iş kazaları da ders olmuyor. 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma’daki maden felaketinden sonra 575 kişi daha iş kazalarında öldü. Ölümlü iş kazalarında maden, inşaat ve enerji işkolu başı çekiyor. Türkiye’de günde ortalama 5 işçi bu kazalarda hayatını kaybediyor. Eylül sonu itibarıyla bu yıl hayatını kaybeden işçi sayısı 1.414 kişiye ulaştı. İş kazalarında son 10 yılda toplam 14 bin işçi öldü. Denetimsizlik, iş kazalarında en önemli faktörlerden. İş kazalarının artmasına karşın denetimler son 10 yılda yüzde 70 azaldı. 2005 yılında 27 bin teftiş yapılırken bu rakam 2013’te 8 bine geriledi. Denetimler azalırken kayıt dışı istihdam, taşeronlaşma ve iş güvenliği tedbirlerinin yetersizliğinden beslenen iş kazalarında bir türlü kayda değer iyileşme sağlanamıyor. Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’deki ölümlü iş kazalarının 7-8 kat fazla olduğu görülüyor.Türkiye’de yıllar içinde azalması beklenen iş kazası ölümleri artıyor. 2008’de 865 kişi iş kazasında ölürken bu rakam 2009 yılında 1.171’e, 2010 yılında ise 1.444’e, 2011’de ise 1.700’e çıktı. 2012’de 744, 2013’te 1.235 işçi iş kazalarında öldü. Bu yıl ilk 9 aylık dönemde iş kazalarında hayatını kaybeden işçi sayısı 1.414 oldu. Ölümlü iş kazalarında artış yaşanırken denetim ayağı zayıflatıldı. Çalışma Bakanlığı verilerine göre iş sağlığı ve güvenliği denetimleri son 10 yılda yüzde 70 azaldı. 2005 yılında 27 bin teftiş yapılırken bu rakam 2009’da 19 bine, 2011’de 15 bine, 2012’de 11 bine, 2013’te 8 bine geriledi. Oysa aynı dönemde işyeri sayısı 850 binden 1 milyon 600 bine çıktı. Çalışan sayısı da ikiye katlanarak 12 milyona erişti. İşyeri ve çalışan sayısındaki artışa rağmen teftişlerin azalması ölümlü iş kazalarını tetikledi.Türkiye’de denetim elemanı sayısı da son derece yetersiz. 12 milyon işçinin çalıştığı ülkede iş sağlığı ve güvenliği denetimi yapabilecek müfettiş sayısı sadece 266 kişi. 315 de müfettiş yardımcısı bulunuyor. Müfettiş sayısının yetersizliği nedeniyle denetimlere yetişemeyen hükümet, bu işi iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına havale etti. Yasaya göre işyerleri, tehlike sınıfına göre iş güvenliği uzmanı çalıştırmak zorunda. Bu uzmanlar, işyerlerini iş güvenliği açısından denetliyor. Ancak yasadaki bu hükümler, uygulamada karşılık bulmuyor. Çünkü sisteme göre iş güvenliği uzmanı, maaşını denetlediği patrondan alıyor. Mevzuata göre uzman, işletmede hayati tehlike arz eden bir durum gördüğünde önce patronu uyaracak. Sorun giderilmezse patronunu bakanlığa şikâyet edecek. Ancak pratikte hiçbir uzmanın, çalıştığı işyerini devlete şikâyet etme lüksü yok! Bu tablo nedeniyle kâğıt üstünde denetim mekanizması varmış gibi gözükse de uygulamada yok.
30 Ekim 2014 09:06 | ekonomi
Mersin'de yasa dışı dinlemelere yönelik olduğu iddia edilen operasyonda gözaltına alınan 26 polisten 9'u, cumhuriyet savcısının talimatı ile serbest bırakıldı.Emniyetteki ifadelerinin ardından serbest kalan polislerin isimleri şöyle: eski Mersin İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Şevki Pekdemir, emniyet amirleri Ali Tozcu, Ziya Albayrak, Komiser Yardımcısı Barış Yıldırım, Komiser Yardımcısı Mustafa Keklikçi, polis memurları Mustafa Balcı, Murat Duraker, Sedat Yıldız ve Mehmet Altaş.Haklarında gözaltı kararı çıkan ve 16'sı daha önce yapılan idari soruşturma sonucu ihraç edilen 27 emniyet mensubuna yönelik önceki gün operasyon başlatılmıştı. Sabah saatlerinde 23 kişi gözaltına alınırken, adreslerinde bulunamayan 4 emniyet mensubu ise 3'ü de daha sonra avukatlarıyla birlikte emniyete gelerek teslim olmuştu. Dün de Mersin Emniyet Müdürlüğü eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Çengelci teslim oldu. Öncesinde gazetecilere konuşan Çengelci, gözaltına alınan emniyet mensuplarının, GDO'ya, terör ve organize suç örgütlerine geçit vermeyen arkadaşları olduğunu dile getirdi.Çengelci şunları söyledi: “2008'de Tarsus'u resmen bomba tarlası haline getirmişler. Getirdiklerini gömmüşler, Anamur'da yakalanan silahlar, patlayıcılar. Bütün bunlara geçit vermeyen arkadaşlar bunlar. Mersin Limanı'ndan uyuşturucuya geçit vermeyenler, GDO'lu yiyeceklerle insanımızı zehirlemek isteyenlere hayır diyen arkadaşlar bunlar. Mersin'in kanını emen, mafyaya, tefeciye geçit vermeyen, zalime dur diyen arkadaşlar. Biz bunları memleketimizde bayrak düşmesin diye yaptık. Makam, mevki, menfaat hesabı yapmadan çalıştık. Biz en büyük hesabı Hakk'ın huzurunda vereceğimizin sorumluluğu ile yaşadık.”
30 Ekim 2014 02:00 | gündem
Mersin eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Çengelci, gözaltına alınan emniyet mensuplarının, GDO'ya, terör ve organize suç örgütlerine geçit vermeyen arkadaşları olduğunu söyledi.Teröristin, yolsuzun, hırsızın peşinden koşması gereken polisin, bugün şerefle görevini yapan terörle mücadele eden polislerin peşine düştüğünü ifade eden Çengelci, "Bugün hesap vermeye çağrıldık. Hesabımızı vermeye geldik. Biz en büyük hesabı hakkın huzurunda vereceğimizin sorumluluğu ile yaşadık. Hesabın en büyüğüne hazır olanların veremeyeceği hiç bir hesabı yoktur." dedi.Mersin'de gerçekleştirilen algı operasyonda eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Çengelci emniyete gelerek teslim oldu. Avukatı Musa Bire ile birlikte teslim olmak için Mersin Emniyet Müdürlüğü önüne gelen Çengelci'ye vatandaşlar ve gözaltındaki emniyet mensuplarının aileleri büyük sevgi gösterisinde bulundu. Üzerlerinde GD-O yazan tişörtler giyip çeşitli pankartlar açan vatandaşlar, 'Hırsızlık şahane paralel bahane', 'Türkiye sizinle gurur duyuyor', 'Hırsızlar nerede yiğitler burada' şeklinde sloganlar attı.Ali Çengelci emniyet binası önünde yaptığı açıklamada, 2008-2012 yılları arasında Mersin'de İstihbarat Şube Müdürü olarak çalıştığını söyledi. Mersin'de görev yaparken terör örgütleri ve organize suç örgütleri ile mücadelelerinde hakim kararı ve usuller çerçevesinde yaptıkları istihbari dinlemelerin bahane edildiğini ifade eden Çengelci, şu anki yönetimde bulunanların yetkileri olmadığı halde, hakimlerin kararlarını denetime tabi tuttuklarını kaydetti. Bunun anayasal suç olduğunu anlatan Çengelci, "Adrese teslim idari soruşturmalarla 3 defa açığa alındık. Daha sonra yanlı soruşturmalar neticesinde ise Ağustos 2014'te meslekten ihraç edilip zulme uğradık. 2 yanlış bir doğru etmiyor. Biz arkadaşlarımızla Mersin'de terörle mücadele ederken, organize suç örgütleri ile mücadele ederken, kendi zevkleri peşinde koşanlar, o gün memleket umurlarında bile olmayanlar, yanlış peşinde idiler. Bugün bunlar yine yanlış içerisindeler. Memleketi için ailesini, çoluğunu, çocuğunu ihmal etmiş bu arkadaşların peşinden birer cani gibi koşuyorlar." diye konuştu.2008'de teröristin bomba yüklü araçla Mersin otoban girişine kadar geldiğini hatırlatan Çengelci, "O gün orada o bombaya göğsünü siper eden bu koç yiğitler bu arkadaşlardır. Aydıncık'ta bir kurşun atmadan teröristleri yakalayan ekip bu ekiptir. Mersin ile kırsal arasını yol etmiş, metropol tilkisi olarak örgütte nam salmış, Mersin'de elini kolunu sallayarak defalarca eylem yapmış, marketin üst katını uçuracak şekilde bombalı eylem yapmış o metropol tilkisini de bir kurşun atmadan yakalayan ekip bu arkadaşlardır." şeklinde konuştu.Dörtyol'da trafik polisini görevini yaparken daha sonra bunu takip ederken KOM polisini de şehit eden teröristleri burnu kanamadan alan yiğitlerin de bunlar olduğunu vurgulayan Çengelci şöyle devam etti: "2008'de Tarsus'u resmen bomba tarlası haline getirmişler. Getirdiklerini gömmüşler, Anamur'da yakalanan silahlar patlayıcılar. Bütün bunlara geçit vermeyen arkadaşlar bunlar. Mersin Limanı'ndan uyuşturucuya geçit vermeyenler, GDO'lu yiyeceklerle insanımızı zehirlemek isteyenlere hayır diyen arkadaşlar bunlar. İlk tahrir meydanının Mersin'de yapmak istemişlerdi, 10 binlerce kişiyi topladılar meydanda ama başaramadılar. O günkü çalışmaların arkasında istihbarat çalışmaları vardı. O çalışmaları yapan arkadaşlar bunlar. 2007 yılında binlerce insanı sokaklara döküp burada yürütmüşlerdi. Evleri bastırıp yağma ettirmişlerdi. 2008'den sonra buna fırsat verilmedi."Bu yaptıklarından dolayı bazı kişilerin kendilerine zarar verdiler dediğini ifade eden Çengelci"Biz bilerek ve isteyerek kimseye bir zarar vermedik. Kimsenin hakkını yemedik yedirmedik de. Mersin'in kanını emen, mafyaya tefeciye geçit vermeyen, zalime dur diyen arkadaşlar. Allah'a şükür 4 yıl burda görev yaptım. Hiç bir meslektaşımızın vatandaşımızın dahi burnu kanamadı. Kanatacak olay yaşanmadı. En küçük olay olduğu zaman bile arkadaşlar eyvah geç mi kaldık, az mı çalıştık ki bu olaylar oldu deyip yürekleri pır pır eden arkadaşlar bunlar" ifadelerini kullandı."MAKAM MEVKİ GELECEK HESABI YAPMADAN ÇALIŞTIK"Arkadaşlarının kimsenin 5 kuruşunu yemediğini, giyinmediğini hediye almadıkları ve yamanmadıkları için çok yadırgandıklarını vurgulayan Çengelci şunları söyledi: "Bize neden bunları yaptınız diye soruyorlarmış şimdi. Gideceğiz bize de soracaklar. Ben burada cevabını vereyim. Biz bunları memleketimizde bayrak düşmesin, mazlumun hakkını zalime yedirmemek için yaptık. Devlet görev verdi o gün görev ve sorumluluğumuz hakkını vermeye çalıştık. Makam mevki menfaat gelecek hesabı yapmadan çalıştık. Bugün hesap vermeye çağrıldık. Hesabımızı vermeye geldik. Biz en büyük hesabı hakkın huzurunda vereceğimizin sorumluluğu ile yaşadık. Hesabın en büyüğüne hazır olanların veremeyeceği hiç bir hesabı yoktur. Hesabı vermeye geldi bu memleket sevdalıları."Teröristin, yolsuzun, hırsızın peşinden koşması gereken polisin bugün şerefle görevini yapan, terörle mücadele eden polislerin peşine düştüğüne dikkat çeken Çengelci, "Bunu kamuoyunun vicdanına havale ediyorum. Demek ki arkadaşlarımız yaptıkları hora geçmiş ki şimdi hesaba çağrıldık. Bu da bizim için bir imtihan olsun." dedi.Çengelci açıklamasının ardından kalabalığın tezahüratları eşliğinde Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldu.
29 Ekim 2014 16:38 | gündem
Mersin'de yasa dışı dinlemelerle ilgili emniyetteki "paralel yapı" iddialarına yönelik soruşturmaya ilişkin gözaltına alınan 26 kişiden 9'u serbest bırakıldı.
29 Ekim 2014 08:47 | gündem
Mersin'de yasa dışı dinleme iddiaları ile düzenlenen algı operasyonu sonrasında gözaltına alınan emniyet mensuplarının aileleri, evlatlarının haram lokma yemediğini ve yedirmediğini söyledi.Mersin'de, yasadışı dinleme operasyonu ile gözaltına alınan 26 emniyet mensubunun ailesi ve vatandaşlar, emniyet mensuplarına desteklerini sürdürdü. Aileler ve vatandaşlar, gecenin ilerleyen saatlerine rağmen emniyet önünden ayrılmadı. Kucaklarındaki çocukları ile gelen bazı ailelerin sessizce cevşen okuyup dua ettikleri görüldü. Okunan Hacet duasına ise hep birlikte 'amin' denildi.Gözaltına alınan İlyas A.'nın annesi Bedevi A., onlara hiç haram lokma yedirmediğini söyledi. Gözaltına alanlardan ellerini vicdanlarına koymalarını isteyen anne Bedevi A.,"İlyas'ı biliyorlar nasıl bir insan olduklarını. İlyas hep devlet için çalıştı, millet için çalıştı. Hiç yanlış yapmadı, inşallah yapmaz. Kaç tane çocuğum olursa yine devlete veririm, hiç gözümü de kırpmam. Hiç yanlışı yok. Çünkü onu ben büyüttüm. Haram lokma yedirmedim ki yanlış yapsın." diye konuştu.Bursa'da oturduğunu ve bayramlar geçmesine rağmen oğlunun hiçbir bayramda kendinin yanına gelemediğini ifade eden anne A., "Beni o kadar çok sevdiği halde izini varsa bile kullanmadı. Çoluk çocuğunu hiç düşünmedi. Gece gündüz çalıştı, çalıştığının mükafatı da bu oldu." şeklinde serzenişte bulundu.İlyas I.'nın annesi Nurten I. ise "Paralel dediler, paralelle yattılar kalktılar. Paralelin 'pe'sini bilmezdik. Ama bizi paralelci yaptılar sağolsunlar. Yeni Türkiye'nin sloganı bu imiş demek ki! Bilemedik. Yeni evlendirdik oğlumuzu. Gece gündüz nerde; işte. Demek ki sonucu böyle olacakmış. Sağolsunlar devletimiz bunu bize layık gördü. Haram yemedik yemeyeceğiz İnşaallah da yedirmeyeceğiz. Demek ki devletimiz bize bunu layık gördü" ifadelerini kullandı.Ziya A.'nın eşi Eda A. da, şu an eşinin sorguda olduğunu ifade ederek başından geçenleri şu şekilde anlattı: "Mersin'e geldikten 3 ay sonra eşim açığa alındı. 3 ay açıkta kaldı ve daha sonra tekrar göreve başladı. Bugün yine polisler kapıya gelerek eşimi sorguya getirdiler. Şu an ne sorduklarını kendi de bilmiyordur eminim. Ben de bilmiyorum. Ama onlara bir önerim var. Şunu sorabilirler: 'Kaç kere eşinizle akşam yemeği yediniz', 'Kaç kere çocuğunuzu hafta sonu parka götürebildiniz', Ya da 'kaç bayramı ailelerinizle geçirdiniz.' Bunları sormalarını öneriyorum."Yavuz E.'nin kız kardeşi Rukiye E. ise Allah'ın varlığına ve birliğine inandıkları kadar varlıkları ve birlikleri ile onların yanında olduklarını söyledi. Buradaki insanları onların eşleri ya da kardeşleri olmadıkları halde onlara inandıkları için burada olduğunu anlatan kız kardeş E. şöyle devam etti: "Ben abim adına konuşmak istersem; benim abim mühendisliği bırakıp vatan, millet, bayrak aşkı için polisliği tercih etti. Ve şu an bulunduğu konum hiçbir şekilde hak etmediği hiç birinin hak etmediği bir konumdur. Yengem hamile, 6-7 yıldır abim çalışıyor ve sadece bir bayram geçirdik. Hamilelik sürecinde ben vardım yanında. Çünkü abim yoktu. 6 yıldır abim bizimle yoktu, şimdi de yok. 6 yıldır diyorduk ki bizim abimiz mesleğini yapıyor. Bizim abimiz kesinlikle haram lokma yedirmiyor. Martta açığa alındılar. Temmuz ayında ihraç edildiler. Bütün bu maddi olumsuzluklara rağmen ve ben hala eminim ki hem kendi abim adına hem bütün emniyet mensubu ağabeylerim adına hiç biri haram lokma yemedi, yedirmedi ve biz o yüzden buradayız."Emniyet mensuplarının yakınları açıklama yaparken, vatandaşlar da alkış ve sloganlarla ailelere destek verdi.
29 Ekim 2014 04:22 | gündem
Boşandığı eşi tarafından okul çıkışında vurulduVan’ın Başkale ilçesinde 38 yaşındaki Sönmez T., çocuğunu okula bıraktığı sırada, şiddet gördüğü gerekçesiyle 2 yıl önce boşandığı eşi Ramazan Y. tarafından çocukların ve öğretmenlerin gözü önünde uzun namlulu silahla göğsünden vuruldu. Ramazan Y. saldırı sonrası kaçarken, kanlar içinde kalarak ağır yaralanan Sönmez T., Başkale Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından askerî helikopterle Van’a sevk edildi.Genelkurmay: Türk bayrağı indirilip üç yerinden yakıldıGenelkurmay Başkanlığı, Mersin’de bir okulun bahçesindeki Türk bayrağının gönderden indirilerek yakıldığını bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde 26 Ekim’de meydana gelen olayla ilgili şu bilgiler verildi: “Kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişiler tarafından, Mersin Akdeniz ilçesinde Akdeniz Anaokulu’nda bayrak direğindeki Türk bayrağı ipi kesilerek alınmış, Yeşilçimen İlköğretim Okulu’nda ise bayrak direğinde bulunan Türk bayrağı indirilmiş ve üç yerinden yakılmıştır.”19 yaşındaki Emine, dere kenarında ölü bulunduRize’nin Fındıklı ilçesi Sümer köyünde dere kenarında göğsünde tek kurşun yarası olan 19 yaşındaki Emine Kocakoç’un cesedi bulundu. Dere kenarında ceset gören vatandaşlar, durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerinde inceleme yapan ekipler, genç kızın aynı köyde yaşayan Emine Kocakoç olduğunu belirledi. Göğsünde tek kurşun yarası bulunan Kocakoç’un, yanında bulunan tabancayla canına kıydığı sanılıyor. Kocakoç’un cesedi otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.Motor arızası, Suriyeli kaçakları ölümden kurtardıMuğla’nın Bodrum ilçesinden Yunanistan adalarına 16 metrelik ahşap tekneyle gitmek isteyen 2 Suriyeli, teknenin motor arızası yapması üzerine kaptanın yüzerek kaçmasıyla mahsur kaldı. İhbar üzerine bölgeye gelen Sahil Güvenlik ve polis ekipleri, kıyıdan 50 metre açıktaki kaçakları kurtardı. Bölgede balıkçılık yapan 62 yaşındaki Ali Kara, “Bu tekne iki mil gitmeden zaten batardı.” dedi. İki Suriyeli, karaya çıkartılarak polise teslim edildi. Kaçan kaptanın yakalanması için çalışma başlatıldı.Van’da 2 yabancı uyruklu vatandaş donarak öldüVan’da İran sınırında devriye görevi yapan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Meydanlı Mahallesi kırsalında 2 erkek cesedi buldu. Yapılan kontrollerde, üzerlerinden çıkan belgelere göre Pakistan uyruklu olduğu ve yasa dışı yollardan yurda giriş yaptığı belirlenen şahısların, donarak öldüğü tespit edildi. Otopside öldükten sonra vahşi hayvanların saldırısına uğradığı saptanan kaçaklara ait cesetlerin, işlemlerin ardından ülkelerine teslim edileceği belirtildi.
29 Ekim 2014 02:00 | gündem
-İstanbul, İzmir ve Ankara’daki polise yönelik algı operasyonlarından sonra dün de Mersin’de 26 emniyet mensubu gözaltına alındı. Başsavcı Vekili Mustafa Yakar’ın yürüttüğü operasyonun yasa dışı dinlemelerle ilgili olduğu iddia edildi. Ancak gözaltına alınan polislerin, Mersin Limanı’ndaki GDO operasyonunun intikamının alındığını söyledi. Bazı polisler teslim olmaya geldiği sırada Emniyet Müdürlüğü önünde toplanan vatandaşlar, ‘Hırsızlar dışarıda polisler içeride’ şeklinde tezahürat yaptı.Mersin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sabahın erken saatlerinde yasa dışı dinleme iddialarına yönelik polislere yönelik yeni operasyon başlattı. 27 kişi için operasyon yapan ekipler, emniyet görevlilerinden 19’unu Mersin’de gözaltına aldı. 4’ünün ise Bingöl, Siirt, Mardin ve Şanlıurfa’da gözaltına alındıkları öğrenildi. 4 kişinin ise yerlerinde bulunamadığı için gözaltına alınamadıkları ifade edildi. Mersin Devlet ve Toros Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen emniyet mensuplarının Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgularına başlandı.Gözaltına alınan emniyet mensuplarının suç işlemek için örgüt kurma, yönetme, kurulan örgüte üye olma, kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kayıt etme, özel hayatın gizliliğini ihlal etme, suç uydurma, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından gözaltına alındıkları ve bunlardan sorgulanacakları öğrenildi.Operasyona dayanak olarak ise müşteki ifadeleri, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği’nin Disiplin Raporu, Adana Bölge İdare Mahkemesi kararı, önleme dinleme kararlarının alınmasına esas teşkil eden istihbarî bilgi notları, dinleme talep formları ile dinleme kararları gösterildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan emniyet mensupları arasında eski Mersin İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Şevki Pekdemir ile aynı şubede görevli emniyet amirleri Hakan Işılak, Ali Tozcu, Ziya Albayrak, Koray Gün, komiserler İlyas Işık, Yunus Sezgin yer aldı. 4 kişinin ise yerlerinde bulunamadığı için gözaltına alınamadığı belirtilmişti. Bunlardan eski Mersin İstihbarat Şube Müdürü Ali İhsan Kaya ile komiserler İlyas Avcı ve Yavuz Efe, emniyete gelerek teslim oldu. Gözaltına alınan emniyet mensuplarından 16’sının daha önce ihraç edilenler olduğu öğrenildi.Avukatları Musa Bire ile birlikte teslim olmak için Mersin Emniyet Müdürlüğü önüne gelen emniyet mensuplarına burada bekleyen vatandaşlar ve aileleri büyük sevgi gösterisinde bulundu. Çeşitli pankartlar açan vatandaşlar ‘Hırsızlar dışarıda polisler içeride’ şeklinde tezahüratlarda bulundu. Basın açıklaması yapan polisler, Mersin Limanı’nda yürütülen GDO operasyonunun intikamının alındığını söyledi. Açıklamanın ardından emniyet görevlileri, vatandaşların sevgi gösterisi ve tezahüratları arasında emniyete giderek teslim oldu.‘POLİSİ BU HALE GETİRENLER UTANSIN’Gözaltına alınan komiser yardımcısı Mustafa Cihan, sağlık kontrolünden geçirilirken gazetecilere seslendi. Cihan, şöyle konuştu: “Teröristleri salanlar utansın. Yazıklar olsun polisi bu hale getirenlere. Yarın öbür gün şehit olanlar ya ben olacağım ya buradaki arkadaşlar. Bu vatan için ya biz şehit olacağız ya buradaki arkadaşlar. Vicdanları susturamayacaklar. Bu ülkede teröristleri salıp polisleri yakalamaya çalışanlar var. Bu ülkenin geleceğini zehirleyemeyecekler. Eninde sonunda adalet yerini bulacak.”
29 Ekim 2014 02:00 | gündem
Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde kömür ocağında, sıcak su kaynağının patlaması sonucu 19 işçinin mahsur kaldığı öğrenildi. Sıcak su kaynağının patlaması sonucunda göçük meydana geldi. Konya ve Karaman'dan arama kurtarma ekipler bölgeye gönderildi. Ocak yetkilisi Murat Uyar ise madende 18 işçinin mahsur kaldığını belirtti.Olay bugün öğle saatlerinde meydana geldi. Sabah vardiyasına giren işçiler çalışırken, ocakta henüz bilinmeyen nedenle göçük oldu. Ocakta mahsur kalan 19 kadar işçiyi kurtarmak için çalışma başlatıldı.VALİ: 19 İŞÇİ İÇERİDEKaraman Valisi Murat Koca, "Yer altında biriken su galeriyi işgal etti. İlk haberlere göre 25 işçi kurtarıldı. 19 işçi ise mahsur kaldı. Yaklaşık 50 metrelik bir bölümü su işgal etmiş durumda. 19 işçiyi kurtarma ve yeraltındaki suyun tahliye çalışmaları devam ediyor" dedi. Kurtarma ekiplerinin çalışması aralıksız sürerken, Türkiye Taş Kömürü Kurumu'ndan da bölgeye 16 kişilik kurtarma ekip gönderildi.OCAK YETKİLİSİ: BU SAATTEN SONRA UMUTSUZUZKaraman'ın Ermenek İlçesi'nde meydana gelen maden kazası hakkında bir televizyon kanalına konuşan maden ocağı yetkilisi Şahin Uyar, 18 kişinin hayatıyla ilgili umutlu olmadığını vurgularken, "Kaçtıkları bir nokta var. Belki orada 2 saat dayanma şansları olabilir. Ondan sonra ulaşma ihtimali zor yani" diye konuştu.Uyar, maden ocağında yaşam odasının bulunmadığını, bulunsa dahi sudan dolayı yaşam odasının hiçbir şey yapamayacağının altını çizdi. Uyar, maden işçilerinin kurtulmaları için sadece bir ihtimalleri olduğunu vurgulayarak, "Yanlarındaki maskelerinin dayanma süresi 2 saat. Yerin altından gelen gaz da var. Kaçtıkları bir nokta var. Belki orada 2 saat dayanma şansı olabilir. Ondan sonra ulaşılma ihtimali zor yani" dedi. "18 işçinin bir şekilde güvenli bölgeye kaçma fırsatları olmuş mudur?" şeklindeki bir soru üzerine, "Yanlarındaki diğer 8 kişi kaçmış. Ama ani sudan dolayı içeride şu anda dışarıyla irtibat kesildiği için hava verme olayı da yok. Şu anda zaten olayın üzerinden tam 3 saat geçmiş. Bu saatten sonra biraz sıkıntılı diye düşünüyorum. Bu saatten sonra maalesef umutsuzuz" dedi.Su boşalırsa ulaşılabilirUyar, kazanın yerin 350 metre altında çalışma sırasında yer altı sularının boşalması sonucunda 50 metresin su dolduğunu vurgulayarak, toplamda 26 işçinin çalıştığını, 8 işçinin kaçarak kurtulduğunu dile getirdi. İçerde kalan 18 işçinin yerlerinin belli olduğunu belirten Uyar, "Yerleri belli şuanda kurtarma ekiplerinin su çektirme çalışmaları devam ediyor. Ocağın üç girişi var, üç koldan su çektirilmeye devam ediliyor.50 metre su dolu olduğu için göçük altında bulunan işçilere ulaşılamadı. Ancak su boşaltıldıktan sonra ulaşabiliriz. İçerisi su dolduğu için elektrik hattı tamamıyla kesilir. İrtibat sağlama olasılığı yok. İşçilere ulaşmak için şu anda 3 koldan su çekme çalışmaları devam ediyor. Şu anda kurtarma çalışmaları devam ediyor" şeklinde konuştu.BAKANLAR BÖLGEDEBu arada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan akşam saatlerinde bölgeye ulaştı. Ocakta incelemelerde bulunup yetkililerden çalışmalarla ilgili bilgi alan Yıldız ve Elvan'ın, incelemelerinin ardından açıklama yapması bekleniyor.CHP HEYET GÖNDERİYORCumhuriyet Halk Partisi (CHP), Karaman'ın Ermenek İlçesi'ndeki bir kömür ocağında meydana gelen su kaynağının patlaması sonucu çok sayıda işçinin mahsur kalması olayının ardından bölgeye bir heyet göndereceğini duyurdu. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, "Üzüntü verici kazalarda olduğu gibi bu kazada da CHP işçi kardeşlerimizin yanında olacak ve sorunlarının çözümü için elinden geleni yapacaktır." diye konuştu.Oluşturulan bir CHP heyetinin Ermenek'e gitmek üzere görevlendirildiğini açıklayan Genel Sekreter Tekin şunları kaydetti: "Milletvekillerimizden Aykut Erdoğdu Başkanlığı'nda bir heyet oluşturduk. CHP Milletvekili Özgür Özel ve Genel Sekreter Yardımcımız Ahmet Ertuğrul'un da katılımıyla CHP heyeti Ermenek'e giderek gereken temas ve görüşmeleri yapacak. Bu çalışmaya partimizin il ve ilçe başkanları da katılacak. Heyetimiz yaptığı çalışmayı bir rapor olarak da Sayın Genel Başkanımıza sunacak."CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN BİLGİ ALDICumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Karaman'da yaşanan maden faciasına ilişkin Vali Murat Koca'dan bilgi aldı.Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ermenek'teki maden ocağındaki faciayla ilgili Karaman Valisi Murat Koca ile bir telefon görüşmesi yaparak konuya ilişkin ayrıntılı bir bilgi aldı ve mahsur kalan işçilerin kurtarabilmek için tüm imkânların seferber edilmesini istedi.AFAD: ARAMA KURTARMA EKİPLERİ BÖLGEYE SEVK EDİLDİAFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Karaman'ın Ermenek ilçesindeki maden ocağında yaşanan olay nedeni ile bölgeye arama kurtarma ekiplerini sevk ettiğini duyurdu. AFAD tarafından yapılan açıklamada Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'ın bölgeye hareket ettiği belirtilerek "Karaman İli Ermenek İlçesi'ndeki özel bir linyit kömürü madeninden gelen bilgiler üzerine, AFAD koordinasyonundaki ekipler müdahale çalışmalarına başladı. Karaman, Konya, Mersin, Adana Zonguldak ve Kütahya'dan arama kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edildi. AFAD Başkanı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile birlikte çalışmaları yerinden yönetmek üzere bölgeye hareket etti" ifadeleri kullanıldı.ÜRETİME ARA VERMİŞTorba Yasa ile yürürlüğe maden işçilerinin ücret ve sosyal haklarını iyileştiren düzenlemenin ardından Has Şekerler Madencilik Ltd. Şti.'nin diğer özel maden ocakları gibi üretimi yaklaşık bir ay süreyle durdurduğu, varılan anlaşmayla iki hafta kadar önce yeniden üretime geçtiği belirtildi.Ermenek İlçesi'nde bulunan 9 maden işletmesinde yaklaşık 1500 işçinin çalıştığı, Has Şekerler Madencilik'te toplam işçi sayısının 350 olduğu, ancak Torba Yasa'dan sonra hem işçi sayısının azaltıldığı, hem de düşük kapasitede çalışıldığıkaydedildi.(DHA, ANKA)
28 Ekim 2014 20:29 | gündem
Mersin'de emniyet mensuplarına operasyonMersin'de yasadışı dinleme yaptıkları iddiasıyla emniyet mensuplarına yönelik operasyon yapıldı. 20 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
28 Ekim 2014 08:09 | gündem
Alınan bilgiye göre, yasa dışı dinlemelerle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı çıkarılan emniyet mensuplarına yöne...
28 Ekim 2014 07:14 | Gündem
Alınan bilgiye göre, yasa dışı dinlemelerle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı çıkarılan emniyet mensuplarına yöne...
28 Ekim 2014 07:14 | yaşam
MERSİN Üniversitesi
27 Ekim 2014 18:14 | gündem
Kahramanlı yeniden başkanMersin İdmanyurdu'nun olağanüstü genel kurulunda Başkan Ali Kahramanlı'nın hazırladığı listesi yeniden göreve seçildi.
27 Ekim 2014 15:01 | spor
Wilo 3. Ulusal Fotoğraf Yarışması’na katılan eserlerin yer aldığı “Su, Dünyanın Her Karesinde-Suya Yön Verenler” sergisi 1-30 Kasım tarihleri arasında Beyoğlu İFSAK sergi salonunda bir ay boyunca izlenebilecek.Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen yarışma, hayatın kaynağı olan suya ve dünyada azalan su kaynaklarının verimli kullanılmasına dikkat çekmek amacıyla düzenleniyor. Suya yön veren anların kaydedildiği 26 fotoğraf karesinden oluşan serginin açılışında yarışmada dereceye giren eserlerin sahiplerine ödülleri, İFSAK sergi salonunda yapılacak törenle takdim edilecek. Fotoğraf yarışması ve sergi hakkında görüş bildiren Wilo Pompa Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Yalçın, “Geleneksel hale getirmeyi amaçladığımız ‘Wilo Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın, her geçen yıl daha çok ilgi görmesi bizleri çok mutlu ediyor. Yaşamın vazgeçilmezi olan suyun verimli kullanılması ve temiz kalmasına dikkat çekmek için başlattığımız fotoğraf yarışmanın geldiği nokta bizler için olduğu kadar fotoğraf sanatı ile ilgilenenler için de gurur verici” dedi.“Su, Dünyanın Her Karesinde-Suya Yön Verenler” konulu yarışmaya, 348 fotoğrafçı, 1.258 eserle katıldı. Fotoğraf Sanatçısı Ali Rıza Akalın, Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar (EFIAP), Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Fotoğraf Bölümü’nden Nadir Ede, İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Turaç ve Wilo Türkiye Pazarlama Müdürü Melis Öner’den oluşan jüri, dereceye girenleri belirledi.Nurten Öztürk - 2014 İkincisiHayrullah Germeç - 2014 ÜçünsücüDereceye girenler: Birincilik Ödülü: Cihan Karaca (Aydın), İkincilik Ödülü: Nurten Öztürk (İstanbul), Üçüncülük Ödülü: Hayrullah Germeç (Çorum), Mansiyonlar: Nurten Öztürk (İstanbul), Hakan Yayla (İstanbul), Farhad Ghaffari (İstanbul). Sergilemeler: Ahmet Turan Kural (Kocaeli), Alev Kırca (Kocaeli), Cemal Sepici (Çanakkale), Deniz Ener (Mersin), Devrim Özgür Ünlü (İstanbul), Doğuhan Ertem (Kocaeli), Feyzullah Tunç (Karaman), Gökalp Bilici (Konya), Hakan Tokuç (Edirne), Hasan İçel (Sakarya), Nuri Çorbacıoğlu (Kayseri), Olay Salcan (Ankara), Sefa Candemir (İstanbul), Serkan Kalınomuz (Aydın), Seyit Konyalı (Konya), Şükrü Ağbal (Çorum), Tacettin Yüksel (İstanbul), Tuğba Kırallı (İstanbul), Veli Dölek (Mersin).
27 Ekim 2014 14:19 | kültür sanat
Geçen hafta Mersin’i yenerek galibiyetle tanışan Trabzonspor, Gaziantepspor ile adeta düello yaptı: 4-4. Avni Aker’deki maçta özellikle defans hattında tel tel dökülen Bordo-Mavililer, Oscar Cardozo’nun uzatma bölümlerinde attığı golle 1 puanı kurtardı.Geçtiğimiz hafta ligdeki ilk galibiyetini alan Trabzonspor, Gaziantep-spor’dan 1 puanı son anda kurtardı: 4-4. Bordo Mavili ekip, tam bir gol düellosu şeklinde geçen maçın uzatma bölümlerinde beraberliği sağladı.Trabzonspor, Avni Aker’deki karşılaşmaya hafta içinde Avrupa Ligi’nde Belçika’nın Lokeren takımıyla yaptığı maça göre daha farklı bir kadroyla sahaya çıktı. Karadeniz ekibinin teknik patronu Vahid Halilhodzic, Lokeren karşısında ilk 11’de forma verdiği Mehmet Ekici ve Papadopoulos’u 18 kişilik maç kadrosuna almazken Waris ve Cardozo’yu kulübeye çekti. Sezon başı kampında sakatlanan ve yaklaşık 3 aydır sahalardan uzak kalan Özer Hurmacı ise Gaziantepspor maçıyla sahalara döndü.Yaklaşık 7-8 bin kişinin izlediği mücadelede Gaziantepspor, henüz 7. dakikada Muhammet Demir’le öne geçti. Hız kesmeyen Güneydoğu temsilcisi, 18’de Erdem skoru 2-0’a getirdi. İlk yarı bu sonuçla biterken ikinci 45 dakika adeta gol düellosu şeklinde geçti. 48’de Trabzon’dan yine bir duran top golü geldi ve Belkalem, farkı bire indirdi. Ancak Bordo Mavili takımın defansında hatalar bitmek bilmeyince konuk takım 53’te Muhammet ile durumu 3-1 yaptı. Farkı kapatmak için bastıran ev sahibi 63’te Yatabare ile hedefine ulaştı. Fakat santradan hemen sonra defanstaki derin boşluğu değerlendiren Chibuike, takımını 4-2’lik üstünlüğe taşıdı. Gol düellosu bununla da bitmedi. 67’de Constant’ın harika vuruşunda top direkten döndü, tamamlayan Sefa Yılmaz, Trabzonspor’u yeniden umutlandırdı. 71. dakikada oyuna giren Cardozo uzatmalarda sahne aldı ve takımına 1 puan kazandıran golü attı: 4-4.Halilhodzic’in tek tesellisi mücadeleTrabzonspor’da Teknik Direktör Vahid Halilhozdic, 4-4 berabere kaldıkları G.Antepspor maçında bazı oyuncularını tanıyamadığını söyledi. Bir hafta içinde 3 maç oynamanın zor olduğuna dikkat çeken Boşnak hoca, “Kendi adıma ve oyuncularım adına üzgünüm. Sizinle burada sohbet ederken karşımda yediğimiz golleri görüyorum. İşimizi gerektiği gibi yapmadığımızı görüyorum. Ancak takımın mücadelesini ve tekrar reaksiyon göstermesini de önemsemek gerekiyor.” dedi.Okan Buruk: Komik goller yedikGaziantepspor Teknik Direktörü Okan Buruk, Trabzonspor’u ellerinden kaçırdıkları için üzgün olduğunu söyledi. Hep öne geçtiklerini ancak maçın sonunda yakalandıklarını ifade eden Buruk, “Kazanmamız gereken bir maçtı. 3 puan alamadığımız için üzgünüz. Birbirinin aynısı komik goller yedik. Oyuncularım can u gönülden mücadele ettiler. Onları tebrik ediyorum.” dedi. Bu arada 4-4 sona eren dünkü maç bu sezonun en gollü karşılaşması oldu.
27 Ekim 2014 01:55 | spor
Eskişehirspor’u konuk eden Mersin İdman Yurdu, müthiş bir galibiyete imza attı. İki farklı geriye düşen ve 10 kişi kalan Akdeniz ekibi, ikinci yarıda Oktay Delibalta’nın yıldızlaştığı maçı 4-2 kazandı. Mersin’in gollerini; Oktay Delibalta (2), Berkay (k.k.) ve Sinan atarken, Es Es’in sayılarını Ömer ve Erkan kaydetti.Süper Lig’in yeni ekiplerinden Mersin İdman Yurdu, sahasında Eskişe-hirspor’u müthiş bir geri dönüşle 4-2 yendi. Maça konuk ekip hızlı başladı. 3. dakikada Sissoko ile başlayan, Hürriyet ile devam eden atak penaltı ile sonuçlandı. Beyaz noktaya gelen Ömer, topu filelerle buluşturdu: 0-1. Mücadeledeki etkinliğini yitirmeyen Es Es, 28’de bu kez ilk golün sahibi Ömer ile penaltı kazandı. Topun başına geçen Erkan Zengin durumu 2-0 yaptı. Devrenin son bölümlerine doğru kendine gelmeye başlayan Mersin, 40’ta Oktay ile farkı bire indirdi: 1-2. İkinci yarıda iki takım da kontrollü oyunu tercih etti. Son paslarda yapılan hatalar skorun değişmesini geciktirdi. 60’ta Mersin’den Murat Ceylan, Mori’yi arkadan çekip düşürdüğü için kırmızı kart gördü. Bu dakikadan sonra oyun Akdeniz ekibinin hakimiyetine girdi. 75’te Sinan’ın savunmadan iki kez dönen vuruşunda topu ağlara yollayan isim Oktay oldu: 2-2. Beş dakika sonra yine Oktay sahneye çıktı. Mersinli futbolcunun vuruşunda top Berkay’a da çarparak Eskişehir fileleriyle buluştu: 3-2. Uzatma dakikalarında Sinan’ın ceza yayı üzerinden harika vuruşu skoru tayin etti: 4-2.
27 Ekim 2014 01:00 | spor
Mersin’in Anamur ilçesine bağlı Ören beldesinde dün faciadan dönüldü. Toplu Konut İdaresi’nce (TOKİ) yapılan 560 konutluk sitenin istinat duvarı yağan yağmurla birlikte yıkıldı.Yaklaşık 4 metre yüksekliğinde ve 35 metre uzunluğundaki istinat duvarı, park halindeki taşıtların üzerine devrildi. Olayda 13 taşıt hurdaya dönerken, içlerinde insan olmaması muhtemel faciayı engelledi.Alınan bilgiye göre yürekleri ağza getiren olay, dün gece saat 02.30 sularında meydana geldi. Şiddetli yağmurun ardından 12 katlı apartmanların bulunduğu sitenin yol sınırında teraslama için inşa edilen istinat duvarından çatırdama sesleri geldi. Kısa süre sonra da 4 metre yüksekliğindeki duvarın 35 metrelik bölümü gürültüyle yıkıldı. Site sakinlerinin park halinde duran araçları, devrilen duvarın altında kaldı. Apartmanlarda oturanlar, kendilerini sokağa attı. Yıkılan duvarın altında kalan 13 taşıt hurdaya döndü. Yapılan ihbar üzerine gelen jandarma ve 112 Acil Servis ekipleri, duvarın altında kalan taşıtlarda kimse olup olmadığını araştırdı. Araçların görünen kısımları ve çevresini inceleyen jandarma, site sakinleriyle de görüşmeler yaptı. İlk belirlemelere göre duvarın altındaki taşıtlarda kimsenin bulunmadığı saptandı. İstinat duvarının kalan kısmından çatırtı seslerinin gelmeye devam etmesi üzerine arka kısımdaki iki apartmanda yaşayan vatandaşlar uyarıldı. Jandarmanın geniş önlem aldığı bölgede itfaiye ve sağlık ekipleri olası çökme ve heyelana karşı hazır bekletildi.
27 Ekim 2014 01:00 | gündem

sayfa sayısı: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11


Hakkımızda  -  İletişim  -  Gizlilik  -  Firma, Mekan Kayıt

© 2007-2008 mersindeki.com,  8.0.041