Ana Sayfa     Haberler     Firmalar, Mekanlar     Harita     Hava Durumu    

Mersin haberleri. Çeşitli kaynaklardan (hürriyet, milliyet...) Mersin ile ilgili haberler tek bir yerde toplanıyor.


Avrupa Ligi’nde Lokeren’i 2-0 yenerek bu sezon ilk kez üst üste iki maç kazanan Trabzonspor’da yüzler gülüyor. Sakat oyuncuların çokluğuna rağmen Belçika temsilcisini net bir skorla deviren Bordo-Mavililer, grup birinciliği için önemli bir adım attı. Fırtına, aynı zamanda takım olma yolunda olumlu sinyaller verdi.Süper Lig’in 6. haftasında Mersin İdman Yurdu’nu yenerek ilk galibiyetini alan Trabzonspor, Avrupa’da da taraftarlarını sevindirdi. Önceki gece Lokeren’i 2-0 mağlup eden Bordo-Mavililer, bu sezon ilk defa üst üste iki maç kazandı. Belçika temsilcisi karşısında oynadığı futbolla da göz dolduran Karadeniz ekibi, aldığı 3 puanla grup liderliği adına kritik bir adım attı.Vahid Halilhodzic önderliğinde yaptığı 22 transferle sezona iddialı giren ancak ligin ilk 5 haftasında bekleneni vermeyen Trabzonspor, yavaş yavaş rayına oturuyor. Başta başarılı kaleci Onur Kıvrak olmak üzere birçok sakat oyuncusuna rağmen önce Mersin’i yenen, ardından Lokeren’i deviren Fırtına, spor otoritelerinden tam not aldı. 5. haftadaki Karabükspor yenilgisinden sonra neredeyse istenmeyen adam haline gelen Halilhodzic de Lokeren karşılaşmasında geçer not aldı. Cezası sebebiyle takımını tribünden yöneten Boşnak çalıştırıcı, ekibini 3’lü forvet (Cardozo, Yatabare, Waris) oynatarak kazanılan 3 puanda baş rolü oynadı. Halilhodzic’in, bu taktiği sonuç verirken rakamlar da galibiyeti hak eden tarafın Bordo-Mavililer olduğunu ortaya koydu. Maç boyunca 6’sı ilk yarıda olmak üzere toplam 16 gol girişiminde bulunan, kaleyi bulan 6 şut çeken Trabzonspor’un Lokeren üzerinde kurduğu baskı, kullandığı 10 kornerle de gözler önüne serildi.Karadeniz ekibi, uzun bir aradan sonra yerel basınının da beğenisini kazandı. “Fırtına’dan sıfır tolerans’’, “Güneşi gördük’’, “Helal Lokma’’, “Aklın yolu bir! İşte zafer böyle gelir” gibi başlıklar atarak Bordo-Mavili takımın gelecek adına umut verdiği görüşünde birleşti.Yatabare ve Constant gelecekten umutluTrabzonspor’u Lokeren karşısında galibiyete taşıyan Mustafa Yatabare ve Kevin Constant, Bordo-Mavili formayla ilk gollerini atmış olmanın sevincini yaşadıklarını söyledi. Maçtaki ilk golün sahibi Yatabare, “Haklı bir galibiyet aldık. Legia maçında da iyi oynamış ancak kazanamamıştık. Bu kez hem iyi oynadık hem de iyi bir sonuç elde ettik.” dedi. Constant ise her geçen maç daha iyi oynamaya başladıklarını belirterek, “Hocamızın söylediği gibi takım olmak kısa zamanda gerçekleşmez. Her gün daha iyiye gidiyoruz. Umarım bu yükselişimiz devam eder.” şeklinde konuştu.
25 Ekim 2014 02:00 | spor
'Halilhodzic Trabzonspor'a yakışmıyor!'Mersin İdmanyurdu Başkanı Ali Kahramanlı, Trabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic'i topa tuttu. Kahramanlı, "Halilhodzic Trabzonspor'a yakışmıyor" dedi.
24 Ekim 2014 15:52 | spor
UEFA Avrupa Ligi L Grubu üçüncü hafta mücadelesinde Belçika temsilcisi Lokeren’i konuk eden Trabzonspor, ikinci yarıda bulduğu gollerle zafere ulaştı. Gruptan çıkma yolunda önemli avantaj elde eden Bordo-Mavililerin gollerini Yatabare ve Constant attı. Temsilcimiz, dördüncü maçını aynı rakiple 6 Kasım’da deplasmanda oynayacak.UEFA Avrupa Ligi L Grubu’ndaki temsilcimiz Trabzonspor, 3. hafta maçında Belçika ekibi Lokeren’i 2-0 yendi. Galibiyeti getiren golleri Yatabare ve Constant kaydetti. Puanını 6 yapan Bordo-Mavililer, grupta Legia Varşova’nın ardından ikinci sıraya yükseldi. Varşova karşılaşmasında hakeme itirazdan dolayı aldığı cezası sebebiyle maçı tribünden izleyen Teknik Direktör Vahid Halilhodzic, Trabzonspor’u dün üç forvetle sahaya sürdü. Yatabare ve Cardozo’yu ileri ikilide oynatan Boşnak hoca, Majeed Waris’e görev verdi. Avrupa Ligi’ndeki bir önceki müsabakada elmacık kemiği kırılan Papadopoulos ise sahaya maskeyle çıktı. Şike ile alakalı pankartların süslediği tribünlerde yaklaşık 7 bin taraftarına karşı oynayan Trabzonspor, maça durgun başladı. İlk tehlikeli atağı ise Lokeren yakaladı. Galitsios’un serbest vuruşunda top barajdan döndü, sonrasında Fatih gole izin vermedi. 34’te Constant’ın mükemmel vuruşunu kaleci Barry köşeden çıkardı. Devre golsüz sona erdi. Temsilcimiz, ikinci yarının başlama düdüğüyle birlikte Lokeren kalesine yüklendi. 54’te Yatabare köşe vuruşundan gelen topa mükemmel yükseldi ve meşin yuvarlağı kafayla filelerle buluşturdu: 1-0. Golden sonra oyunu kontrolüne alan Bordo-Mavililer, rakip atakları soğukkanlılıkla savuştururken ikinci sayısını aramaya başladı. 86’da Constant, Bosingwa’nın pasını çok iyi değerlendirip sağ köşeden durumu 2-0 yapıp takımını rahatlattı. Süper Lig’deki ilk galibiyetini geçtiğimiz hafta Mersin İdman Yurdu karşısında 3-1’le elde eden Trabzonspor, Avrupa’da da yoluna devam etti.Legia Varşova maçında itirazdan dolayı bir maç ceza alan Halilhodzic, Lokeren’i 2-0 mağlup eden takımını maç sonu ayakta alkışladı.İkinci yarıdaki oyun mutlu ettiTrabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic’in cezası sebebiyle dün saha kenarında görev yapan yardımcı antrenör Jacques Bonnevay, ilk yarı çok zorlandıklarını, ikinci devre farklı bir kimliğe bürünerek galip geldiklerini söyledi. Gruptan çıkma şanslarıyla ilgili de konuşan Bonnevay, “Varşova kendisini garantiledi. Biz 3 maç oynadık ve geriye kalan 3 maç var. Onun için hiçbir şeyin garantisi yok. İkinci yarıdaki oyunumuzu diğer maçlara da yansıtırsak şansımız artar.” dedi.Kevin Constant’ın gol sevinciUEFA Avrupa Ligi’nde Lokeren karşısında elde edilen galibiyet futbolcuları da çok mutlu etti. Türkiye’nin ülke puanına katkı yapmaya devam edeceklerini belirten Zeki Yavru, “Galibiyetlerle ülkemizin puanını daha da yukarı çıkartacağız.” dedi. Kevin Constant ise zor bir müsabaka oynadıklarını ifade ederek, “3 puan bizim için çok önemliydi. Aynı puana sahip olduğumuz Lokeren, grupta rakibimiz görünüyordu. Sakatlıktan yeni çıktım ve gol de attım. Bizim için güzel bir geceydi.” diye konuştu.
24 Ekim 2014 11:22 | spor
Mersin Tabip Odası
24 Ekim 2014 10:06 | sağlık
Bruno Alves’e iki maç cezaPFDK, Galatasaray derbisinde kırmızı kart gören F.Bahçeli Bruno Alves’e 2 maç ceza verdi. Buna göre Portekizli stoper, yarınki Gençlerbirliği ve 8. haftadaki Beşiktaş karşılaşmalarında forma giyemeyecek. PFDK, Sarı-Kırmızılı kulübe ise taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 60 bin TL para cezası verdi. Kurul, ayrıca Mersin İdman Yurdulu futbolcu Gökçek Vederson’a da 2 maç men cezası verdi.PTT 1. Lig’de perde açılıyorPTT 1. Lig’in 7. haftasında heyecan bugün oynanacak iki karşılaşmayla başlıyor. Haftanın programı şöyle: Saat: 19.00 Adana Demirspor-Antalyaspor, 19.30 Gaziantep Büyükşehir Belediyespor-Şanlıurfaspor, Yarın: 14.00 Bucaspor-Adanaspor, 16.00 Denizlispor-Boluspor, Giresunspor-Albimo Alanyaspor, 18.30 Manisaspor-Karşıyaka: Pazar: 14.00 Osmanlıspor-Orduspor, 16.00 Altınordu-Kayserispor, 18.30 Samsunspor-Elazığspor.17 yaşındaki Melisa tarih yazıyorBursa Osmangazi Belediyespor Judo Takımı’nın milli sporcusu Melisa Çakmaklı, başarıya doymuyor. Gençlik Olimpiyat Oyunları’nda altın kazanan, ardından Judo Gençler Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olan 17 yaşındaki Melisa, son olarak ABD’de düzenlenen Genç Judocular Dünya Şampiyonası’nda bronz madalyaya uzandı. 44 kiloda Türkiye’yi temsil eden milli sporcu, üçüncülük maçında Moğol rakibini yenmeyi başardı.
24 Ekim 2014 02:00 | spor
Trabzonspor-Lokeren maçı hangi kanalda?Metalist'i deplasmanda deviren, Legia karşısında kaza yaşayan Trabzonspor bu akşam Belçika'nın Lokeren takımını ağırlayacak. Mersin galibiyetiyle moral bulan Fırtına yeni bir zafer için hazır.
23 Ekim 2014 10:41 | spor
Süper Lig’de Mersin İdman Yurdu galibiyeti ile nefes alan Trabzonspor, Avrupa Ligi’ne odaklandı.Grubun favorisi Metalist Kharkiv’i deplasmanda 2-1 yenmesine rağmen Avni Aker’de Legia Varşova’ya 1–0 mağlup olan Bordo-Mavililer, yarın evinde ağırlayacağı Belçika temsilcisi Lokeren’i puansız göndermeyi hedefliyor. Teknik Direktör Vahid Halilhodzic ise oyuncularına Mersin maçında ortaya koydukları galibiyet azmi ve futbolu, Lokeren karşısında da görmek istediğini belirterek, öğrencilerini zorlu karşılaşmaya motive ediyor. Buna karşılık Karadeniz ekibinde sakat oyunculardan Özer Hurmacı, Mustafa Yumlu ve Kevin Constant’ın Boşnak hocanın görev vermesi halinde Lokeren maçında oynayabileceği, ancak antrenman eksikleri nedeniyle bu futbolcuların riske edilmeyebileceği belirtildi.Öte yandan Trabzonspor’un “Komando” lakaplı defans oyuncusu Aykut Demir’in vukuatları bitmek bilmiyor. 25 yaşındaki stoperin, dün sabah kız kardeşini muayene ettirmek için gittiği özel hastanede tartıştığı bir doktoru yumrukladığı iddia edildi. Daha önce de hakkında meskun mahalde silahla ateş etmek suçundan işlem yapılan hırçın futbolcunun devre arasında Bordo-Mavili takımdan gönderilmesinin gündemde olduğu öğrenildi.
22 Ekim 2014 02:00 | spor
AK Parti’nin iyice güçlendiği 2011’den sonra Türk basınI tarihinde görülmemiş bir tasfiye yaşıyor. Hasan Cemal, Can Dündar, Metin Münir, Yavuz Baydar, Nazlı Ilıcak gibi nice usta kalem köşesini kaybetti. Peki, bu yazarların kalemi neden kırıldı, günahları neydi?2008’de AK Parti’ye kapatma davası açıldığında Hasan Cemal manifesto gibi yazılar kaleme aldı. Nazlı Ilıcak yine öyle. Ekrem Dumanlı, Ali Bulaç, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Cengiz Çandar gibi isimler parti kapanmasın diye mücadele etti. 2011 seçimlerinde AKP’nin aldığı yüzde 49’luk seçim zaferi iktidarı âdeta sarhoş etti. Artık eleştiriye katlanamayan bir başbakan vardı. Aleni bir şekilde köşe yazarlarını hedef alıyordu. Bir mitinginde ‘tasmalarını çıkardık’ bile diyecekti. Medyadaki yapı da el değiştirmişti. Star, Yeni Şafak, Akşam, Sabah hükümete yakın gazetelerdi. Aydın Doğan, Milliyet’i Demirören Grubu’na satmıştı. Sabah-ATV ilginç bir şekilde, hükümete yakınlığı ile bilinen Çalık Grubu’na geçmişti. Turgay Ciner, Habertürk’le, Doğuş Grubu’nun patronu Ferit Şahenk ise Star TV ve NTV gibi televizyon kanallarıyla medya dünyasında söz sahibiydi. Patronlar ellerindeki medyanın hükümetle aralarında problem oluşturmasını istemiyordu.Gezi olaylarıyla hükümetin medyaya baskısı daha da arttı. Son olarak 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları Türk basın tarihinde görülmemiş gelgitlere sebep oldu. Bu süreçte birçok gazeteci işten atıldı. Medya kurumlarına akreditasyon hortladı. 28 Şubat’tan beter bir döneme girildi. Yasaklarla da Türkiye yasakçı 3. dünya ülkeleri ile bir anılır oldu. YouTube ve Twitter engellendi. RTÜK eliyle birçok kanala trilyonlarca lira ceza kesildi. Son dönemde gazetecilerinin işten atılmasını hükümetin basın üzerindeki baskısından kaynaklanmadığını savunan Avrupa Birliği’nden sorumlu Bakan Volkan Bozkır, muhataplarına “Bugünkü problem imaj problemidir. Bazı medya sahipleri ekonomik çıkarlarından dolayı gazetecilerinin ne yazacağından korkuyorlar.” diyor. Bu sözler aslında dolaylı ikrar. Biz de bu zor zamanlarda işinden olan, saf değiştiren gazetecilerin hikâyelerine baktık.NURAY MERT’E NAMERT ÇIKIŞIYeni patronların elindeki Milliyet’in ilk icraatlarından biri 15 Şubat 2012’de Nuray Mert’le yollarını ayırmak oldu. Mert, o günlerde AKP hükümetini Kürt sorunu konusunda eleştiriyordu. Başbakan Erdoğan, partisinin Konya mitinginde “PKK ile bu muhabbetiniz nereden kaynaklanıyor!” diyerek hedef gösterdiği Mert’e “namert” diye hitap etmişti. Bu olaydan sonra gazete yönetimi Mert’e ‘sıkıntılı’ bir durumun bulunduğunu, bu nedenle bir süre izne çıkması gerektiğini iletti. Nuray Mert bunu kabul etti ancak birkaç gün sonra gazete ile yollarının ayrıldığını duyurdu. 15 Şubat günü kamuoyunu bilgilendirdiği mektubunda “Türkiye’de özgürlükler ortamının geldiği nokta hepimizin malumudur. Siyasi görüşlerimi beğenen veya beğenmeyenler olabilir ancak beğenmeyenlerin tuttuğu yol susturmak veya susturulunca sevinmek değil, tartışmak veya hiç dikkate almamak olmalıydı, olmadı.”METİN MÜNİR’İ E-MAİL’LE GÖNDERMEKMilliyet’in patronları hükümetle aralarını iyi tutmak istiyordu. ‘Basında Güven’ logosu taşıyan gazetede yazarlara gözdağı vermenin de farklı yolları vardı. 1 Kasım 2012’de gazetenin usta kalemlerinden Metin Münir’in işine son verildi. Münir, kovulduğunu, gazetenin yeni Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak’tan aldığı bir e-posta ile öğrendi. E-posta ile kovulmak Münir tarafından medeni ve şık olmayan, kaba bir davranış olarak nitelendirildi. Gerekçe ise ‘Yeniden yapılanma kapsamında bazı köşe yazarları ile yolların ayrıldığı’ şeklindeydi. 13 Haziran 2012’de “Namazdayım, dönmeyeceğim” yazısındaki cümleleri o günler için sıra dışıydı: “Demokrasi konusunda Erdoğan’a, Gül’e, AKP’ye hiç güvenmiyorum.” Metin Münir, gazeteden ayrıldıktan sonra bir röportajda “Başbakanı üzmek istemiyorlardı. Başbakan istese gazeteyi kapatacak noktadalar.” diyecekti.HASAN CEMAL’İ KOVMAK…18 Mart 2013’te dönemin Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak, “Milliyet gazetesinin değerli yazarlarından, 45 yıllık meslek ustası Hasan Cemal’le yollarımız bugünden itibaren üzülerek ayrılmaktadır.” şeklinde bir açıklama yaptı. Hasan Cemal zaten 2 haftadır yazı kaleme almıyordu. Sebep ise BDP heyetinin Abdullah Öcalan’ı ziyaretindeki konuşmalarının yer aldığı İmralı Zabıtları’nın 28 Şubat 2014 tarihli gazetesinde yayınlanmasından sonraki yazılarıydı. Söz konusu olay ve Cemal’in konuyla ilgili 2 yazısı Başbakan Erdoğan’ın tepkisini çekmişti. Hasan Cemal tutanakların yayımlanmasının gazetecilik başarısı olduğunu dile getirmiş, “Gazete yapmak ayrıdır, devlet yönetmek ayrıdır.” demişti. Erdoğan ise aynı gün Balıkesir’deki konuşmasında bu sözlere “Batsın sizin gazeteciliğiniz!” şeklinde tepki göstermişti. Milliyet’in sahibi Erdoğan Demirören, Erdoğan’ın çıkışının ardından Derya Sazak’a, Hasan Cemal’in tavrından duyduğu rahatsızlığı iletti. Gazete çözümü 2 hafta Cemal’e yazı yazdırmamakta buldu. Ancak 2 hafta geçtikten sonra Hasan Cemal gazeteye bir yazı gönderdi. Bu yazı yayımlanmadı. Cemal, 18 Mart 2013’te 15 yıllık köşesinin kapatılarak işten çıkarılmasında başbakanın etkisi olup olmadığı konusundaki sorulara o günlerde ‘sanmıyorum’ diyecekti.Hasan Cemal’in işine son verilmesinden sonra Milliyet’te taşlar yerinden oynamıştı. Derya Sazak söz konusu atmosferde bağımsız kalınamayacağını anladı. Temmuzun son gününde yaklaşık 9,5 ay kaldığı görevinden ayrıldı, yerine Fikret Bila geçti. İşin ilginç yanı, başbakanın başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Star gazetesinde 30 Temmuz 2013 tarihli yazısında “AK Parti iktidarının yandaş medya üretmek, özgür basını susturmak veya muhalifleri tasfiye etmek gibi bir yaklaşımı, politikası veya adımı kesinlikle yoktur.” diyordu. Sazak’tan 2 gün sonra Can Dündar da kovuldu.MİLLİYET, CAN DÜNDAR’I DA KOVDUAslında Can Dündar, Milliyet yönetiminin hükümetin sofrasına sunmak istediği ilk kurbanlardandı. Ama şartlar onun Milliyet’teki hayatını uzattı. 15 Ağustos 2013’te Radikal’den Ezgi Başaran’a verdiği röportajda da vaziyeti özetliyordu: “Aslında süreç geçen sene başladı. Hayatımda ilk kez bir patrondan telefon aldım. Arayan Erdoğan Demirören’di ve o günkü yazımı beğenmediğini söylüyordu. Tam Başbakan’ın tasmalarını çıkardık dediği dönem… Ona dair bir yazı yazmıştım.” Demirören ona “Sert yazıyorsun. Böyle yazı istemiyorum.” demişti. Dündar ise “Böyle yazabiliyorum ama eğer isterseniz benimle çalışmayabilirsiniz.” diye karşılık vermişti. Sorunu, onu izne çıkartmakla çözmeye çalıştılar. Mısır’a gitti. Ama Mısır’dan yazdığı yazılar da beğenilmedi. 3 hafta yazılarına ara verildi. Mısır’dan döndüğünde de patronu bir kez daha aradı ve artık kendisiyle çalışmayacaklarını iletti. Milliyet’te kıyım bitmedi. Akil İnsanlar Heyeti üyesi Mithat Sancar da köşesini kaybetti.BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN DEMİRÖREN’İ AĞLATMASI!2013’te Milliyet’te arka arkaya yaşanan bu depremlerin sebebi belliydi: Başbakan Erdoğan’ın gazeteye baskısı. Ancak bu baskının boyutları bilinmiyordu. Milliyet gazetesinin İmralı Zabıtları’nı manşetine taşımasının ardından Başbakan Erdoğan’ın, patron Demirören ile yaptığı görüşmenin ses kaydı 6 Mart 2014’te internete düştü. Demirören’in “Üzdüm mü seni patron?” sorusuna Erdoğan olduğu ileri sürülen kişi, “Duman ettiniz her tarafı, rezil ettiniz!” diye cevap veriyordu. Demirören bu görüşmenin sonlarına doğru ise “Nasıl girdim bu işe ya, kim için?” diyerek ağlamaya başlıyordu. Derya Sazak, bu ses kaydı sonrası “Başbakan adına utandım. Demirören bana ağladığını söylemişti.” demişti. Hasan Cemal ise o günlerde yaşananlara bu ses kaydı sonrası, “Mesleğim adına, siyaset adına utandım. Gazete patronunun Başbakan karşısında düştüğü duruma üzüldüm. Türkiye’de bağımsız ve özgür bir medya olmadığını bir kez daha görüyoruz.” demişti.Derya Sazak, Şubat 2014’te “Batsın Böyle Gazetecilik” kitabını çıkarttı. Kitapta “28 Şubat’ı yaşayan bir siyasi hareket nasıl olur da 28 Şubatçılardan daha fazla akreditasyon meraklısı olabilir? İnsanları işinden gücünden sorgusuz sualsiz atabilir?” diye soruyordu.PELİN BATU: HASTA LA VİSTAPelin Batu’nun işine son verildiği bilgisini ise ilk Can Dündar’dan duyduk. Twitter hesabından “Milliyet bugün de Pelin Batu’yu kovdu. Atmalara doyamadılar.” açıklamasını yaptı. Batu’nun 3 gün sonra (3 Temmuz 2014) veda yazısı yayımlandı. “Hasta la Vista” başlıklı yazısında, bir güç odağının en çok ihtiyacı olan şeyin yalaka ve şakşakçı değil, her kesimi dürüstçe eleştirip bir denge unsuru oluşturacak insanlar olduğu düşüncesini okurlarıyla paylaştı. Son satırlarını “Vakti zamanında Maveraünnehir’in ötesinde bir imparator varmış. Yaptığı yollarla övünmüş, diktiği duvarlarla nam salmış. Heyhat Huang Ti, tarihe kitap yakan bir adam olarak kalmış, Çin Seddi’ni yaptıran destansı lider olarak değil. Ayrıca, bütün yasakları bir nesil sonra ters tepmiş. Benden söylemesi...” şeklinde bitirdi. Milliyet, bu dönemde Semih İldiz’in de işine son verdi. Aynı gruba ait Vatan’dan Can Ataklı, Mustafa Mutlu da kovuldu. Mutlu’nun günahı, 3 Eylül 2013’te başbakanın ekonomi başdanışmanı Yiğit Bulut’u köşesinden eleştirmesiydi!OMBDUSMAN BİLE…Çalık Holding, yerel seçimlerden yaklaşık 10 gün önce 21 Mart 2014’te gazete ve televizyonu, Ömer Faruk Kalyoncu’nun patronu olduğu Zirve Holding’e sattı. İnternete düşen ses kayıtları, Sabah gazetesinin havuz yoluyla el değiştirdiği iddialarını taşıyordu. Böyle bir gazetede hükümete muhalif isimlerin barınması imkânsızdı. Gazetenin okur temsilcisi Yavuz Baydar bazı okurların gazetenin görüşlerine katılmadığını dile getiren mektuplar yayımlıyordu. Bu durum Temmuz 2013’te 14 yıl çalıştığı gazetedeki işine son verilmesine sebep olacaktı. Oysa Baydar, “Sabah kitle gazetesi ve 30 yıllık liberal bir kimliği var. Bu gazetenin Türk, Kürt, Alevi, dindar, laik, kentli, taşralı, genç, yaşlı çok çeşitli bir okur kitlesi var. Böyle bir gazete hiçbir zaman partizanlığı kaldırmaz, iktidar güdümünde çarpıtılmış habercilik bu okura ters teper.” düşüncesi doğrultusunda işini yapmaya çalışıyordu.ILICAK: ŞAHSİYETİMİ KAYBEDECEĞİME…Nazlı Ilıcak ise hükümetin dershaneleri kapatma kararından sonra Sabah’ta olmasına rağmen hükümeti eleştiren yazılar kaleme alıyordu. Ilıcak’ın yazıları hükümet çevrelerini rahatsız etmişti. 17 Aralık operasyonunun olduğu gün, iddiaların ciddi olduğunu köşesine taşımış ve hakkında yolsuzluk iddiası bulunan söz konusu 4 bakanın istifa etmesi gerektiğini kaleme almıştı. Ilıcak, Başbakan Erdoğan’a da “Keşke ‘bakanım bile olsa üzerine gidilmesini engellemeyiz’ deyip yolsuzlukların takipçisi olduğunu gösterseydi.” diyecekti.Bu onun gazetedeki son yazısı oldu. Zira 18 Aralık günü işine son verildiği açıklandı. Gazete yönetimi gerekçe olarak ‘fikir ayrılığı’nı ileri sürdü. Ilıcak ise “Şahsiyetimi kaybedeceğime işimi kaybettim” açıklamalarıyla olayı Twitter adresinden duyurdu.“YAZIK OLDU SABAH’A”Sabah’ın Yavuz Baydar’ın görevine son vermesi, yayınlarında hükümetin sözcüsü gibi davranması, arka arkaya tekzip edilen haberlere imza atması, son 7 yılını Sabah’ta geçiren 38 yıllık gazeteci Nur Batur’u da isyan ettirdi. Batur, 11 Ocak 2014’te “Ne yazık ki Sabah, son dönemde gazetecilik anlayışıyla birlikte saygınlığını ve etkisini kaybetti. Özellikle son bir yılda kara propaganda aracına dönüşüp çıkmaz sokağa girdi.” sözleriyle gazeteyi bıraktığını açıkladı. Sabah’tan ekonomi yazarı Süleyman Yaşar’ın da işine “Neden cemaatin ekonomiyi çökerttiğine dair yazılar yazmıyorsun?” denilerek son verildi. Aynı gazetenin bir başka ekonomi yazarı Meliha Okur da AK Parti’ye destek vermediği gerekçesiyle gönderildi. Sabah Roma Temsilcisi Yasemin Taşkın ise eşi Marco Ansaldo’nun Fethullah Gülen Hocaefendi ile röportaj yapması gerekçesiyle kovuldu.MEHMET ALTAN ‘DENKTAŞLAŞMAK’ DİYEMEDİStar gazetesi, Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen işadamı Ethem Sancak’a geçmişti. Sonrasında gazete hükümete eleştiri getiren yazarları bir bir gönderdi. Geçmişte hükümeti destekleyen yazarlar da vardı çıkartılanlar arasında. Bunlardan biri de Mehmet Altan’dı. Altan, 18 Ocak 2012’de yazısının yayımlanmadığı gerekçesiyle gazeteyle yollarını ayırdı. Yazısının başlığı ‘Denktaşlaşmak’ idi. Altan, “Benim bütün ömrümü harcadığım Türkiye bu değil. Ben birtakım iradelerin istediğinin yazılıp istemediğinin yazılmadığı bir Türkiye görüyorum.” açıklamalarıyla, yazısına yer vermeyen zihniyeti resmetti.Ancak 17-25 Aralık süreci sonrası internete düşen ses kayıtlarına göre, Başbakan Erdoğan olduğu iddia edilen kişi, Star Genel Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu’nu arayarak Mehmet Altan’ı şikâyet ediyor ve atılmasını istiyordu. Erdoğan, “Gereği neyse yapın, uzatmaya gerek yok.” diyerek konuşmayı bitiriyordu. İşine son verilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Altan’ı arayarak üzüntülerini iletti. Hürriyet yazarı Yalçın Doğan, 19 Ocak 2012’de ‘İktidara gelişinden sonra AKP’ye en büyük desteği veren liberallerle AKP’nin kurduğu ittifak çöküyor. … Tuhaf… Devrim, çocuklarını yemeye başladı…” satırlarını kaleme aldı. Mehmet Altan, AKP’yi eleştirmeye devam ediyor. 14 Temmuz 2014’te Gazete360.com’daki “Askerî darbelerin yapamadığını ‘İslamcı’ bir iktidara yaptırıyorlar.” sözleri ona ait.TEMELKURAN: SUSARSAN SANA SIRA GELMEZ21 Aralık 2011’de Habertürk’teki ‘Yasaklana yasaklana’ başlıklı yazısında, “Susarsan sıra sana gelmeyebilir. Şansın da yaver giderse yani ve yeterince susarsan hakikaten sıra sana gelmeyebilir.” diyordu Ece Temelkuran. Bu yazıdan birkaç hafta sonra işinden oldu.17 Aralık sonrası çıkartılmak için sadece hükümeti eleştirmek gerekmiyordu, ortada durmak bile tehlikeliydi. Yeni Şafak’tan Osman Özsoy’un işine son verilmesine sebep olan yazısı böyleydi. Özsoy, 4 yıldır bulunduğu Yeni Şafak’ta cemaate yönelik eleştiriler de yapmasına rağmen Fethullah Gülen’in ahitleşmesini 24 Aralık 2014’te “Gülen, neden ‘evlere ateş salsın’ dedi?” başlıklı yazısında ele aldı. Özsoy, bu yazıda Peygamberimizin (SAV) de benzer bir durum karşısında aynı şekilde hareket ettiğini hatırlatarak Gülen’in bir sünneti yerine getirdiğini ifade ediyordu. Özsoy’un bu yazısı Twitter’da 6 bin kez paylaşıldı. Ancak 30 Aralık’ta işinden olmasına engel olamadı. Bir başka Yeni Şafak yazarı Murat Aksoy, hükümetin siyasi krizi iyi yönetemediğini söyleyince gazetesinden kovuldu.FİKRİ AKYÜZ: AKŞAM GAZETE DEĞİLDİR!Hükümet yanlısı medyanın yayınlarına dayanamayarak istifa edenler de vardı. Bu yazarlardan biri Fikri Akyüz’dü. Akşam’da 14 Nisan 2014’te çıkan “Paralel’in silahlı örgütü: Ötüken” manşetine isyan etti. Ve o gün Twitter hesabından istifa ettiğini duyurdu. Akyüz, “Yazarı olduğum Akşam, 28 Şubat medyasından daha beter bir yayıncılığa soyunmuş durumda. Şu manşete bakar mısınız?” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Akyüz, 17 Aralık’tan sonra gazetenin AKP’nin basın bültenine döndüğünü düşünüyordu. “Akşam, yandaş gazete değildir. Akşam muhalif gazete de değildir. Zira Akşam, gazete değildir!” ifadeleri de ona aitti. Akşam; Fikret Aydemir, Gürkan Hacır ve Tuğçe Tatari gibi isimlerle de yollarını ayırdı.MUSTAFA AKYOL: BİR ÇAY İÇELİM DENDİStar gazetesi, AKP’ye karşı dostça eleştiriler yapan yazar Mustafa Akyol’un da işine son verdi. Akyol, partinin son dönemde yanlış bir yola girmiş olduğunu düşünenlerdendi. 15 Haziran 2014’te Twitter hesabından gazetenin ‘yazılarına ara vermesi’ yönündeki isteğini takipçilerine duyurdu. Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert kendisini arayıp “Bir çay içelim.” dedi. Ona değer verdiklerini fakat gelen tepkiler nedeniyle bir süre yazmamasının iyi olacağını söyledi. Star, aynı gün Prof. Dr. Sedat Laçiner’in de yazılarına son verdi.ALO FATİH OLAYI17 Aralık, Türk medya tarihine geçecek kavramlar da üretti. Bunlardan biri Alo Fatih olayıydı. Yine internete düşen bir ses kaydının iddiasına göre 4 Şubat 2014’te Başbakan Erdoğan, Habertürk Televizyonu’ndaki bir alt yazıyı kaldırtmak için Ciner Medya’nın Yönetim Kurulu Başkanvekili M. Fatih Saraç’ı arıyordu. Başbakan olduğu iddia edilen kişi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle ilgili bir altyazıyı talimatla kaldırıyordu. Bir başka ses kaydında ise Bahçeli’nin basın toplantısının kesilmesini istiyordu. 12 Şubat 2014’te Erdoğan, Habertürk’e müdahale iddiasını doğrulayarak kendisini şöyle savundu: “Evet, Fas’tan aradım. Altyazı ile alakalı olarak bize yapılan hakaretlerle ilgili. Kendileri de gerekli uygulamayı yaptılar.”Bu ses kaydından sonra, seçim anketlerinin manipüle edildiği ve MHP oylarının azaltıldığını gösteren yeni bir telefon kaydı 6 Şubat’ta ortaya çıktı. İddiaya göre Bilal Erdoğan, Fatih Altaylı ve Fatih Saraç’a ait olan ses kaydında bu üçlü aralarında anlaşarak Başbakan’ın da onayını alıyorlar ve bir anket şirketinin Mart 2013’te yaptığı kamuoyu araştırmasındaki MHP oylarından alınacak 3 puanın BDP’ye yazılabileceğini konuşuyorlardı. Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, 5N1K programında Cüneyt Özdemir’in ses kayıtları ile ilgili sorularına, “Medyada çalışan herkesin böyle durumlarla karşılaştığı bilinen bir gerçek. İlk defa medyaya baskının etiyle kemiğiyle ortaya çıkmasıdır bu.” şeklinde cevaplar verdi. Altaylı, 29 Mart’ta 5 yıl boyunca yaptığı Genel Yayın Yönetmenliği görevinden istifa ettiğini açıkladı. O günden beri gazetede sadece köşe yazıyor.ALO NERMİN OLAYI11 Mart’ta başka ses kayıtları gündeme bomba gibi düştü. Habertürk’teki gibi NTV’de de ‘Alo Nermin’ hattı kurulduğu iddia ediliyordu. İlk kayıt Başbakan Erdoğan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan olduğu iddia edilen kişi ile NTV Genel Yayın Yönetmeni Nermin Yurteri arasında geçiyor. Akdoğan olduğu iddia edilen kişi, NTV’nin yayınlarından rahatsızlığını iletiyor, ‘yolsuzluk’ kelimesinin kullanılmamasını istiyordu. İkinci ses kaydı Başbakan Erdoğan olduğu iddia edilen kişi ile NTV’nin sahibi Ferit Şahenk olduğu iddia edilen kişi arasındaydı. Haber kanalı NTV, Gezi olayları sırasında da başarısız bir sınav vermişti. Olayların gelişmeye başladığı 31 Mayıs 2013 tarihinde NTV, CNN Türk, Habertürk gibi kanallarda başka programlar sunuldu. CNN Türk’te penguen belgeseli bile gösterildi. 1 Haziran’da yaklaşık 3 bin kişi NTV binasına gelerek yayınlarından dolayı kanalı protesto etti. Aslında NTV’nin hükümeti üzmeyen davranışları yeni değildi. Kanal 2011 seçimlerine bir hafta kala Leyla Zana’yı programına çıkartmak isteyen Banu Güven’e izin vermemiş, bunun sonucunda da 14 yıldır kanalda çalışan Güven ile yollar ayrılmıştı. Kanalın eski ekran yüzlerinden Mirgün Cabas ise Gezi sonrası son 2 yıldır çalıştığı yine gruba ait GQ Türkiye dergisinin genel yayın yönetmeliğinden oldu. AHMET ALTAN’IN TARAF’A SMS’Lİ VEDASIMaliye Bakanlığı’nın Aralık 2012’de Taraf’a vergi soruşturması başlatması fotoğraftaki fluluğu aydınlatmak için yeterliydi ancak ateş düştüğü yeri yakıyordu. Ahmet Altan baskılara daha fazla dayanamadı. 13 Aralık 2012 akşamı gazetenin sahibi Başar Aslan’a bir SMS atarak istifa ettiğini söyledi. Ertesi gün Yasemin Çongar ve Neşe Düzel de gazeteden istifa ettiklerini açıkladı. Sonraki süreçte bakanlık gazeteye 14 ay süren incelemeler sonucunda 5,5 milyon lira ceza kesti. Maliye geçen günlerde, ‘eksik incelemişiz’ gerekçesiyle gazeteye yeniden denetim başlattı.8 Ağustos 2014’te de Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu görevinden istifa etti. 15 Ağustos günü Yılmaz Özdil, yazısını girmeyen Hürriyet’ten ayrıldı. 10 Eylül 2014’te Yavuz Semerci, “Hadi bana eyvallah” diyerek Habertürk’teki köşe yazılarına son verdi. Semerci, “Yolsuzluk soruşturmalarında ortaya dökülen yasal dinlemelerden anladım ki (bizzat dönemin başbakanının ağzından çıkan laflar bile yeter) iktidarın düşman gördüğü sınıfa çoktan girmişim.” dediği son yazısını “Verdiğim rahatsızlık için özür dilemeyeceğim...” şeklinde bitirdi.Umur Talu’nun 10 Şubat 2014’te Habertürk internet sitesinde yer alan şu cümleleriyle veda edelim: “Bir başbakan sansür arzulayabilir ama böyle kelime kelime, satır satır, A’dan Z’ye kovalıyorsa… Zaten zayıf bir muhalefetin sesini, altyazısını bile kısmak istiyorsa… Üç insanın ekmeğiyle oynamak, onları işsizlikle cezalandırmak böylesine marifet ve büyük zafer sayılıyorsa… Ekmekler çoktan bozulmuş, emekler çoktan çürütülmüş demektir!”(Kaynak: Aksiyon)
22 Ekim 2014 02:00 | gündem
Potada Avrupa heyecanıBasketbolda Avrupa’nın kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu ULEB Avrupa Kupası’nda temsilcilerimiz ikinci maçlarına çıkıyor. D Grubu Beşiktaş İntegral Forex, 18.00’de Rusya’da Zenit St. Petersburg’a konuk olacak. E Grubu’nda mücadele eden Banvit, deplasmanda 19.00’da Partizan ile karşılaşacak. Diğer ekibimiz Pınar Karşıyaka ise 19.30’da Karadağ deplasmanında Buducnost önünde galibiyet arayacak.İspanyollar Ataman’ı övdüİspanyol medyası Barcelona-Eibar maçında Messi’ye söz geçiremeyen Luis Enrique’yi eleştirdi. Barcelona’nın 3-0 kazandığı Eibar maçında Teknik Direktör Luis Enrique, Messi’yi oyundan çıkarmak istemiş, Arjantinli yıldızın umursamaz tavırlarından sonra Neymar’ı oyundan almıştı. Ergin Ataman’ın kendisine havlu atan Nolan Smith’i kadro dışı bırakmasını manşetlerine taşıyan İspanyollar, Ataman’ı örnek gösterdi.Çalımbay, polemik istemiyorMersin İdman Yurdu Teknik Direktörü Rıza Çalımbay 3-1 kaybettikleri Trabzonspor maçında gerginlik yaşadıkları Vahid Halilhodzic ile gereksiz polemiğe girmeyeceğini söyledi. Maçın içinde yaşananların orada kaldığını vurgulayan deneyimli çalıştırıcı, “Yaşanan olay sonrası Trabzonspor Teknik Direktörü’nün sahaya girmeye çalışması yanlış. Bu tip davranışlardan uzak durmamız gerekiyor.” ifadesini kullandı.Baytar ve Gökoğlan para saçıyor!Galatasaray’da sezon başında kadro dışı bırakılan Engin Baytar ve Yiğit Gökoğlan’ın bir sosyal paylaşım sitesinde paylaştıkları video Sarı-Kırmızılı taraftarların tepkisini çekti. Arabada giderken çalan şarkıya ellerindeki para destelerini sallayarak eşlik eden ikilinin görüntüleri kısa zamanda olay oldu. A2 oyuncularının da video altına ‘para var huzur var’ şeklinde yorum yapmaları dikkatlerden kaçmadı.
22 Ekim 2014 02:00 | spor
Mersin
21 Ekim 2014 17:53 | Gündem
Mersin
21 Ekim 2014 17:53 | yaşam
Mersin
21 Ekim 2014 11:55 | Gündem
Mersin
21 Ekim 2014 11:55 | yaşam
Süper Lig’de bu sezonki ilk galibiyetini 3-1’lik skorla Mersin İdman Yurdu karşısında alan Trabzonspor’da yüzler gülüyor.İlk 5 haftadaki 4 beraberlik ve bir mağlubiyet sebebiyle zor günler geçiren Bordo-Mavililerde Oscar Cardozo’nun performansı ve attığı gol de teknik heyeti memnun etti. Karadeniz ekibi, bu galibiyetle hem şampiyonluk yarışında gelecek adına umutlandı hem de UEFA Avrupa Ligi’ndeki Lokeren maçı öncesi moral buldu. Galibiyetin kendilerine çok büyük güven verdiğini belirten Teknik Direktör Vahid Halilhodzic, artık daha neşeli bir ortamda çalışacaklarını ifade etti.Boşnak çalıştırıcı, “Muhtemelen aralık ayında bazı değişikliklere gideceğiz. Herkes bizim hedeflerimize uyum sağlamaya hazır değil. Bizim çalışma arzumuza ve hırsımıza bazı oyuncular ayak uydurmuyor. Trabzonspor’un beklentisi ve istekleri diğer kulüplere benzemez. Burada dört dörtlük olmanız gerek. Bunu kabul etmeyecek oyuncularla yollarımızın ayrılacağını söyledik.” uyarısında bulundu.Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligi L Grubu’nda Belçika temsilcisi Lokeren ile sahasında perşembe günü oynayacağı kritik sınavın da hazırlıklarına ara vermeden başladı. Halilhodzic yönetiminde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmana sakatlığı bulunan ve geçtiğimiz günlerde ameliyat olan kaleci Onur Kıvrak katılmadı. Ligin ilk haftasındaki Kayseri Erciyesspor maçında sakatlanan ve 8 ay sahalardan uzak kalacağı açıklanan Deniz Yılmaz ise antrenmanlara başladı. Golcü futbolcu, arkadaşlarından ayrı yürüyüş yaptı. Tedavileri devam eden Yusuf Erdoğan, Musa Nizam ve Aykut Demir de ayrı çalıştı. Hüseyin Avni Aker Stadı’nda saat 20.00’deki Lokeren maçını İsrail Futbol Federasyonu’ndan Liran Liany yönetecek. Lig tarihinin en kötü başlangıcını yapan Trabzonspor’da, Mersin galibiyeti sonrası kulüp başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, maçın ardından soyunma odasında futbolcuları tebrik etti.
21 Ekim 2014 01:59 | spor
Süper Lig’deki ilk 6 maçında 14 puan toplayan lider Beşiktaş, futboluyla büyük beğeni kazanıyor. Siyah-Beyazlılarda, ‘şampiyonluk’ söylemi de artık daha vurgulu. Geçen sezonki olaylı Galatasaray derbisini hatırlatan ve 8.’inci haftadaki Fenerbahçe sınavını ‘kırılma anı’ olarak görenlere ise efsanelerden Ali Gültiken, Metin Tekin ve Rasim Kara cevap veriyor.Süper Lig’in lideri Beşiktaş, Ankara’da oynadığı Sivasspor maçındaki 3-2’lik galibiyetle koltuğunu sağlamlaştırdı. Namağlup unvanını paylaştığı İstanbul Başakşehir’in ardından yediği 4 golle de zirvede yer alan Kara Kartal, taraftarlarının yüzünü güldürüyor. Olumlu istatistikler ışığında, camiadaki büyük bir kesimin ‘şampiyonluk’ sesi bugünlerde daha gür. Bu noktada, tablonun olumlu ve negatif yanlarını masaya yatıran yönetim cephesi kadar Hırvat teknik adam Slaven Bilic de temkinli. Efsanelerden Ali Gültiken, Metin Tekin ve Rasim Kara ise mutlu sona dair konuşmayı erken bulsalar da takımın geçen yıla göre farklılaştığı ve muhtemel krizleri kolaylıkla aşabileceği kanaatinde.Süleyman Seba sezonundaki ilk 6 müsabakasından 4 galibiyet ve iki beraberlik çıkaran Siyah-Beyazlılar, spor kamuoyunca bolca övülüyor. Mersin İdman Yurdu (0-1), Çaykur Rizespor (1-1), Bursaspor (0-1), Eskişehirspor (1-1), Balıkesirspor (0-1) ve Sivasspor (3-2) randevularını asgari kayıpla tamamlayan İstanbul temsilcisi için önümüzdeki süreç hayli kritik. Yoğun trafikteki yeni rakipler sırasıyla Partizan, Kayseri Erciyesspor ve Fenerbahçe. UEFA Avrupa Ligi C Grubu’ndaki üçüncü sınavında, perşembe Sırbistan deplasmanına gidecek olan Slaven Bilic ve öğrencileri, 27 Ekim’de K.Erciyes’in misafiri. 2 Kasım’daki konuk, Fenerbahçe. Özetle Beşiktaş’ı 13 günde üç zorlu çekişme bekliyor. Taraftarlar ise şimdiden 8’inci haftadaki Fenerbahçe derbisine kilitlendi. Olimpiyat Stadı’nın ev sahipliğini üstleneceği 90 dakikayı ‘kırılma anı’ olarak görenler çoğunlukta.Bu noktada akıllara 22 Eylül 2013 tarihindeki 3-0’lık Galatasaray yenilgisi geliyor. Bilinçsizlerin yol açtığı olaylardan ötürü 4 maçlık ‘seyircisiz oynama’ cezasına uğranılması ve Bilic’in 3 mücadelede tribüne yollanması hatırlanıyor. Ancak birçok Beşiktaşlı, negatif bir skorda dahi yarıştan kopulmayacağı ve benzer bir çöküşün katiyen yaşanmayacağı fikrinde. Hâkim görüşün dayanağı ise sahadaki istikrarlı futbol. Sağduyulu futbolseverlerin zihninde beliren ‘güven’ olgusu ise Başkan Fikret Orman’ın cümlelerinde gizli: “Beşiktaş’ta şampiyonluk gayet normal. Tarihimizde sürekli kupalar kazandığımızı görürsünüz. Yani ilk kez başımıza gelecek bir şey değil, çok da abartılmaz. Bu uzun bir maraton. 100 metre değil, finiş önemli. Kimse bizi havalara sokup da ondan sonra düşürmeye çalışmasın!” Olcay Şahan’ın, Sivasspor zaferinin akabinde yayınladığı soyunma odası fotoğraflı mesaj ve büyük puntolarla yazdığı kelime, hislerin tercümanı: ‘Bizler inandık siz de İNANIN’.Bilic’ten Partizan terapisiBeşiktaş’ın yeni hedefi, perşembe günü Partizan’ı Belgrad’da yenerek UEFA Avrupa Ligi C Grubu’nda galibiyetle tanışmak. Sırp taraftarların çıkardığı olayları ve maçlara etkisini dikkatle inceleyen Teknik Direktör Slaven Bilic, öğrencilerini bu önemli mücadeleye motive ediyor. Futbolcularına tribüne odaklanmalarını ve herhangi bir endişe duymamaları gerektiğini anlatan Hırvat teknik adam, alacakları puanların bir üst tura yükselmelerinin önünü açacağını vurguluyor. Zorlu müsabakayı İtalyan Paolo Silvio Mazzoleni yönetecek.BEŞİKTAŞ’IN EN GOLCÜSÜ DEMBA BA. Süper Lig’in ilk 6 haftasında 8 gole ulaşan Beşiktaş’ta, fileleri sarsan ilk yabancı Demba Ba oldu. 3-2’lik Sivasspor galibiyetinde ağları iki kez dalgalandıran Senegalli forvet, Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde Feyenoord’a 3, UEFA Avrupa Ligi C Grubu’nda Tottenham’a 1 gol atmıştı. Öte yandan Sivasspor müsabakasının ikinci yarısında sakatlanan Serdar Kurtuluş’tan kötü haber geldi. Tecrübeli sağ bekin sağ diz iç yan bağlarında 2. derece yırtık belirlendi.GÖRÜŞLERTEKNİK HEYET VE FUTBOLCULAR OLGUNLAŞTI Şampiyonluk, kadro derinliğiyle ilgili. Krizlerden en az hasarla çıkabilmeyi gerektirir. Geçen sezona göre Slaven Bilic’in, takımında daha fazla alternatifi var. Futbolcular da 2013-14’te, özellikle 5’inci haftadaki Galatasaray derbisinin ardından yaşanan düşüşü biliyor. Ekibin ve oyuncuların olgunlaştığını düşünüyorum. Sıkıştığınız anlarda kulübeden de takviye edebilecekleriniz mevcut. En önemlisi; Demba Ba’nın maratonu oynayarak tamamlaması, sakatlanmaması. O, kupa için olmazsa olmaz bir isim. Futbolcuları destekleyebilecek argümanlar da çok ehemmiyetli. Kulübün dışarıda hata yapmaması lazım. Ayrıca devre arası transfer döneminde sağ bek ve stoper kesinlikle takviye edilmeli, kapasite yükseltilmeli. Beşiktaş sonuna dek yüzde 100 yarışın içerisinde kalır. Stadının olmayışını dezavantaj olarak görmüyorum. Çünkü bu sene Süper Lig’de İstanbul’da hiç kazanamadılar. Deplasmanda oynaması sanılanın aksine avantaj. (Ali Gültiken, eski Beşiktaşlı futbolcu)CAMİADAKİ KENETLENME DİKKAT ÇEKİCİOyun her sezon yeniden başlar. Geçen yılın ilk 5 haftasından sonraki düşüşle bu sene bazen yaşanabilecek olumsuzluklar arasında bağlantı kurmak yanlış olur. Sadece saha sonuçlarında dalgalanmalar olabilir. Çünkü oyun da oyuncular da her bakımdan farklı. Bunu gelişim ve isim anlamında da değerlendirebilirsiniz. Beşiktaş’ta uzun zamandır ilk kez futbolcuların da ‘şampiyonluk’ kelimesini inanarak ve yürekten söylediklerine şahitlik ediyorum. Olurlar, olamazlar; ancak camia da kilitlenmiş durumda. Beşiktaş’ta tarihi başarıları hep doğru kadrolar ve oyunlar yazdı. Oyun kalitesi ve deneyim açısından rakiplerinden herhangi bir eksikliklerinin bulunduğunu zannetmiyorum. (Metin Tekin, eski Beşiktaşlı futbolcu)TAKIM, HEDEFE ODAKLANMIŞSahası olmamasına ve birçok maçına az seyirci gelmesine rağmen ligin en hazır takımı Beşiktaş. Taraftarla bütünleştikleri Sivasspor karşılaşmasında çok iyiydiler. Oyunları, şampiyonluk kıvılcımının işareti gibiydi. Sahada yakışanı ortaya koydular. Gol ve galibiyet kutlamaları, futbolcuların beyanları, hedefe odaklanmış bir takım görüntüsünde. Bu noktada istikrar önemli. Elbette iyi ve kötü günler olacak. Başarıyı, iyileri fazla olan süreklilik getirir. İçerideki ve dışarıdaki derbiler kilit rol oynar. Galatasaray ve Fenerbahçe 4’üncü yıldızın peşinde. Beşiktaş da tamamen odaklanmış halde. Kulübün şampiyonluğa ihtiyaç duyduğu aşikâr. O hevesle, yeni statlarına adım atmaları, gelecekteki başarıları için itici güç olabilir. (Rasim Kara, eski Beşiktaşlı futbolcu ve teknik adam)
21 Ekim 2014 01:59 | spor
Ligde geride kalan 5 haftada kazanamayan Trabzonspor, sonunda muradına erdi. Sezona iyi başlayan Mersin İdman Yurdu’nu ağırlayan Bordo-Mavililer, rakibini 3-1 yendi. Karadeniz ekibi, Belkalem, Medjani ve Cardozo’nun kafa golleriyle galibiyete uzandı. Konuk takımın sayısı Oktay’dan geldi.Süper Lig
20 Ekim 2014 01:59 | spor
Bu adam Türkiye'yi karıştırıyorMersin İY Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, Trabzonspor Teknik Direktörü Halilhodzic için, "Türkiye'yi karıştırıyor. Her pozisyonda ya sahanın içine giriyor ya da hakeme koşuyor" dedi. Halilhodzic ise, "Ben o şahıstan ders alacak değilim" cevabını verdi.
19 Ekim 2014 20:49 | gündem
Trabzonspor 3 - 1 Mersin İdmanyurduSpor Toto Süper Lig'in 5. Hafta maçında Trabzonspor, konuk ettiği Mersin İdmanyurdu'nu 3-1 mağlup ederek ligdeki ilk galibiyetini aldı.
19 Ekim 2014 18:20 | gündem
Vahid Hoca yine bombaladı: Tam bir rezillikti...Trabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic, Mersin İdmanyurdu maçı öncesi yaptığı açıklamada; "Karabükspor maçı tam bir rezillikti" ifadesini kullandı.
19 Ekim 2014 16:13 | gündem
Trabzonspor 0 - 0 Mersin İdmanyurduSpor Toto Süper Lig'in 5. Hafta maçında Trabzonspor ile Mersin İdmanyurdu karşılaşıyor.
19 Ekim 2014 16:01 | gündem

sayfa sayısı: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11


Hakkımızda  -  İletişim  -  Gizlilik  -  Firma, Mekan Kayıt

© 2007-2008 mersindeki.com,  8.0.863